30 Aralık 2010 Perşembe

YENİ YILDA...

Yeni bir yılın başlangıcında herkese önce sağlık sonra mutluluk,başarı ,huzur ve ülkemiz için güzel yarınlar diliyorum...

2011

DÜNYANIN EN KÜÇÜK ARABASI PEEL 50...

Peel P50 ilk olarak 1962-1965 yılları arasında Manx Peel Engineering Company tarafından 50 adet üretilmiş…

* 3 Tekerlekli
* Sol tarafında tek kapı
* 3 manuel vites
* Tek silecek
* Tek far (ilk modellerde)
* 134 cm boy
* 99 cm genişlik
* 59 kg ağırlık
* Max hız 60 km
* Standart renkler mavi,beyaz,kırmızı ve siyah

Dünyanın en küçük aracı olarak anılan Peel 50 ‘nin en güzel yanı park yeri sıkıntısı çekmeden istediğiniz yere parkediyorsunuz…

peel 50
Şu an kalan 20 tanesi ,artık antika sayıldığı için 35,000 ile 50,000 pound arasında alıcı buluyormuş, ancak geçmişte seri üretime geçilmediği ve araç sayısının sınırlı olmasından dolayı trafiğe çıkış izni alınmamış…
PEEL p50

peLL 50

BİZİM EVDE BUGÜNLERDE...

Yıllarca seçerek biriktirdiğim film arşivimdeki bütün çizgi filmler artık kızımın oldu…

Geçen hafta gitti,dolabı açtı ve birini seçti…

Tam bir haftadır (artık sayısını hatırlamıyorum) evde bu filmin müziği çalmakta…:) :) :)


28 Aralık 2010 Salı

TEŞEKKÜRLER...

Aralık ayı bloğa uğurlu geliyor,bir nevi doping etkisi yaratıyor...

Geçen seneyi de böyle hoş bir sürprizle kapatmıştık.Her ay beşyüzbinin üzerinde ziyaretçi alan Hürriyet "Yazarkafe" sinde günün sitesi seçilmek beni mutlu etti...

yazarkafe

Geçtiğimiz yıllarda bloglamayı teşvik ve destek amacıyla ilk defa Hürriyet tarafından başlatılan Yazarkafe projesi kısa süre içinde büyüdü ve gelişti hatta diğer yayıncılara da örnek oldu.Bu işte emeği geçen ve değer verip takip eden herkese teşekkür etmek istiyorum...

*(Unutmadan bu güzel haberi benimle paylaşan Sevgili Zeugmacım sana ayrıca teşekkürler.:)))

27 Aralık 2010 Pazartesi

BAŞTAN SAVMA…

Tüm dünyada olduğu gibi, bizde maliyetler düşsün diye Çin’e mal ürettiriyoruz.Kalitesi tartışılır.(bana göre sıfır)

Olabilir, buraya kadar her şey tamam diyelim ancak el oğlu nerden bilecek? Sen işinin takipçisi olucaksın ...

Oyuncak firması Türk merkezi de İstanbul'da…

Hani desem kelime hatası olmuş “e” yerine “a” basılmış, “yeni doğan bebek” yerine “yani doğan bebek” yazılmış ama o da ne???

Baştaki “GB” (Great Britain) işin ne kadar baştan savma yapıldığının bir göstergesi …

TR (Türkçe) yazmak çok mu zor geldi?
tr

26 Aralık 2010 Pazar

SADAKA TAŞI…

Türk kültürünü her yönüyle araştırmış ve bunları arşivleyerek gelecek nesillere miras bırakmış Ord.Prof.Dr.Süheyl Ünver
Sayısız dergi , ansiklopedi ve gazetelerde yazıları yayınlanmış pek çok ödül almış kendisi…

Mesela bugünkü araştırmada bana lazım olan sadaka taşları ile ilgili şöyle bilgiler vermiş…

Sadaka Taşı Osmanlı döneminde düşünülmüş, kullanımı oldukça yaygın hatta en önemli icatlardan birisiymiş…

Çoğu mermerden yapılma silindir ya da kare şeklinde, iç kısmı oyuk ve bir yere sabit olan bu taşların içine durumu iyi olanlar muhtaçlara yardımda bulunmak isteyenler para bırakır, gecenin ilerleyen saatlerinde taşın yanına gelen fakirler bu paranın tamamını değil lazım olan kısmını kendisine alır, geri kalanını da bir başka yardıma muhtaç kişiye ya da kişilere bırakırmış…

sadaka tasi
İhtiyaç sahiplerinin rencide edilmemesi, alan elin veren eli görmemesi “DİNİMİZİN GEREĞİ” olduğundan özellikle gözden ırak yerlere bu taşlar konulurmuş. Cami avlusu, türbe köşeleri ya da mezarlıklara bırakılan bu taşlara bozuk madeni paranın yanı sıra yiyecek ya da giyecek bırakıldığı da görülürmüş.

Günümüzde göstere göstere yapılan yardımları izlerken daha iyi mukayese ediyor ve bu ince düşüncenin sahibi Osmanlının “neden bu kadar büyük bir devlet olduğunu” insan daha iyi anlıyor…

25 Aralık 2010 Cumartesi

23 Aralık 2010 Perşembe

HIRSIZLAR YENİ TEKNİKLERLE SOYMAYA DEVAM EDİYOR…

Yenimahalle İlçe Emniyet Müdürlüğü harıl harıl çalışıyor.Binaların ve işyerlerinin güvenliğini sağlamak için bir yandan kontrollerini yapıp diğer yandan halkı bilinçlendirmek adına seminerler veriyor.

Konuyla ilgili eğitimlerden geçmiş memurlar vatandaşları ziyaret edip sorunlarını dinliyor ve önerilerde bulunuyor.

Önce karşımızda sebepsiz polisleri görmek bizi şaşırttı. :)) Konunun mahiyetini öğrenince onları misafir ettik,dinledik, getirdikleri metaryelleri incedik.Anlatılanlar bildiğimiz ancak uygulamadığımız şeyler.Apartman giriş kapılarının kilitli tutulması, diafondan tanımadığımız kişilere kapı açılmaması,özellikle yatak odalarına değerli şeylerin konmaması,evdeki elektroniklerin seri numaralarının alınması, kapı merceğinden baksak bile tanımadığımız kişilere emniyet kilidi ile kapının aralanması,kısa süreli bile olsa evden çıkışta sokak kapısının kilitlenmesi, balkon,banyo,tuvalet pencerelerinin güvenliğinin alınması, en önemlisi komşuluk ilişkilerine gereken önemin verilmesi ve kapı ziline ad soyadı yazılmaması bunun yerine sadece soyadı ya da baş harflerinin yazılması…

Hayli düşündürücü hususlar var.Polis memurlarının anlatımıyla bir apartmanı ziyarete gidiyorlar.Gelişigüzel bir zile basıyorlar.Diafondan “kim o?” sesi geliyor.”Hırsız” diye cevap veriyorlar ve kapı açılıyor… :) :)Diafondan gelen sesi bile dinlemiyoruz o kadar durum vahim yani..

Zile ad soyadı yazılması konusunda da şöyle bir olay yaşamışlar.Atıyorum adamın adı ”Mehmet Karanfil”, hırsız evde olmadığını düşündüğü Mehmet Karanfil’in karşı komşusuna gidiyor “Mehmet Beyler evde yok mu?ben falan yerden arkadaşıyım diyor” buna inanan komşu “yok Mehmet beyler birkaç günlüğüne tatile gitti” diyor.Hırsız rahatça evi talan ediyor…
Örnekler pek çok anlata anlata bitmez.Kısacsı daha dikkatli ve tedbirli olmamız gerekiyor.

Unutmadan Toplum Destekli Polislik Büro Amirliğinden Nilüfer Özdemir’e ve ekip arkadaşı Mehmet Köysüren'e katkılarından dolayı tekrar teşekkür etmek istiyorum.


celik kapi kilit
ATM hırsız
kilit
hırsız duzenek

22 Aralık 2010 Çarşamba

KOZALAKTAN SEPET VE VAZO…

İzmir’deki evimiz çam ormanının eteklerinde.Kış aylarında gidersek mutlaka orman yürüyüşüne çıkarız,elimizde poşetlerle…

Dönüşte ormandan toplanan çam kozalakları yanar kuzinede çıtır çıtır seslerini dinlemek hoşuma gider...

Kastamonu El Sanatları Sergisinde çektim bu görüntüyü.Çam kozalağından sepet ve vazo, sprey boyalarla süsleme dışında daha neler neler yapılabilir demek ki?


kozalak
kozalak vazo

21 Aralık 2010 Salı

FOTOĞRAFLARA AYNA VEYA SU EFEKTİ UYGULAMAK İSTİYORUM DERSENİZ...

Photoshop bilmiyorum ama öğrenmeyi çok isterim.Şimdilik picasa ve benzeri programlarla resimleri düzenliyorum.


Nette konuyla ilgili pek çok program bulmak mümkün aslında, geçenlerde araştırma yaparken karşıma çıktı.Bazıları istediğim sonuçları vermedi.Mirror effect isimli site ayna efektinde alternatifler sunuyor.Sağa, sola, aşağı seçenekleri var mesela.

mirror effect

Su efekti de gene aynı siteye ait başka bir bölüm.Sonuçlar bence güzel…


BAYANLARIN İNTİKAMI ACI OLUR... :))

Keşke dokunmadan önce bir kere düşünseydi.:))

20 Aralık 2010 Pazartesi

BU AHŞAP SU FIÇISININ TÜRKİYE’DE BAŞKA ÖRNEĞİ YOK…

Ankara’nın Nallıhan ilçesinde yapılan bu su fıçısı,kendine özgü yapım tekniği ve farklı görünümüyle Türkiye’de tek …

Emekli öğretmen Mehmet Altekin, fıçıyı çam ağacından yaptığını, ana gövdeyi oluşturan parçaları çivi ve yapıştırıcı kullanılmadan birleştirdiğini ve hiçbir şekilde su sızdırmadığını anlattı.

Garantili ve ömürlük ahşap fıçının fiyatı 100 TL.



nallihan

Sipariş ve İletişim için burayı tıklayabilirsiniz.

19 Aralık 2010 Pazar

LÜTFEN BU HUYUMUZDAN VAZGEÇELİM…

Trafikte siren çalarak geçiş isteyen ambulanslara yol vermek hepimizin görevi…

İyi güzelde yol açılıyor diye ambulansın peşine takılmaya çalışanlara ne demeli??

“tamam her konuda ekol bir milletiz ama böyle üzücü durumlardan nasiplenmek isteyenler “lütfen bu huyumuzdan vazgeçelim”…



foto.

AMELİYATHANE ÖRTÜLERİ VE ÖNLÜKLERİ NEDEN YEŞİL RENKLİDİR?

Kontrolleri için babamı yolladık Kırıkkale’ye.(Hastane işi için Ankara’dan Kırıkkale’ye gidilir mi? diye sormayın o uzun hikaye)

Neyse hesapta yokken birkaç gün yatması gerektiğini söylemiş doktorlar.Bu arada hastane içinde sağlık meslek lisesi öğrencileri stajda.Yatan hastalarla konuşup defterlerine notlar alıyorlar.


"-Kaçıncı ameliyatınız?

-Kaç yaşındasınız?

-Sosyal güvenceniz?

-Sağlık hizmetlerini yeterli buluyormusunuz? vs…”

Onlarla en çok babam ilgilenmiş, haliyle yapıcak bir şey yok canı sıkılıyor sorulara cevap veriyor derken “ben de size bir soru sorayım o zaman” diyor.
“hep merak etmişimdir ameliyathane önlükleri veya örtüleri neden yeşil renklidir? ”

????

“biz bunu bir araştıralım amca daha önce hiç düşünmemiştik” diye cevap veriyorlar…

“Eeee ne neymiş sebebi?” dedim bende, bulamadıklarını söylemiş çocuklar ya da bakmadılar bile artık bilmiyorum.


ameliyathane

Ameliyathane önlüklerinin yeşil ( bazende mavi) seçilmesinin nedeni optik ilüzyon etkisi ile açıklanmakta.Optik ilüzyon genellikle görsel algılamamızdaki yanılmalardan oluşur.

Yapılan testler sonucu uzun süre kırmızı renge bakıp sonrasında başka bir renge baktığımızda görülen rengin yeşil olduğu, bu etki ile kişide baş dönmesi,mide bulantısı veya nesneleri algılayamama gibi belirtiler görüldüğü anlaşılmış.

Bazı ameliyatların saatler sürdüğü düşünülünce sürekli kırmızı kan rengine bakan operatörün başını kaldırdığında (kısa süreli dinlenme ya da neşter alıp verme gibi anlarda ) yukarıda anlatılan belirtilerden daha az etkilenmesi ve ameliyat gidişatının bozulmadan daha uzun süre çalışma imkanı sağlaması açısından örtü ve önlüklerde yeşil rengin kullanılması uygun görülmüş.

NE DEMİŞ ?

"Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkan yoktur. Yalnız şurası var ki din, Allah ile kul arasındaki bağlılıktır." Mustafa Kemal Atatürk


ataturk dua

15 Aralık 2010 Çarşamba

KAYISI YAĞI MUCİZESİNİ YAŞIYORUM…

Yüzümde ergenlik döneminde bile sivilce çıkmadı.Şimdi ne olduysa her ay hemde aynı yerde bir sivilce türedi.Zamanla lekeye dönüştü ne yaptıysam geçmedi.(gerçi çok bir şeyde yaptığım söylenemez ama)

kayısı yagı

Neyse Evrencim elime bir küçük şişe tutuşturdu “önce yüzünü ılık suyla iyice temizle ardından bu kayısı yağı ile aşağıdan yukarıya doğru (yerçekimine aksi istikamette) masaj yap” diye öneride bulundu.Fakat bunun özellikle gece yapılması gerekiyormuş.Enteresan iki hafta içinde leke falan kalmadı.

Haa bir de banyo esnasında yüze yapılan mısır unu masajını deneyeceğim o da iyi sonuç veriyormuş ,bir gelişme olursa şayet buraya eklerim. :))

14 Aralık 2010 Salı

BICI BICI…

Saat sabah sekiz civarı, hava nasıl soğuk resmen yüzünüzü kesiyor turist psikolojisi daha çok yer gezme ümidiyle yola çıkılmış ama dışarıda in cin top oynuyor.

”Eeeeee güzel kimseler yokken rahat fotoğraf çekebiliriz.”diyoruz.

“O da ne??” camii avlusunda birileri banyo için sıraya girmiş, yıkanıyorlar, yıkanıyorlar tek tek o güzel tüylerini temizliyorlar…

kastamonu
nasrullah cami
camii
yer.Kastamonu Nasrullah Camii

PASTA SÜSLEME SANATI…

Hep söylerim ben mutfağın izleme ve yeme bölümünde başarılıyım. :) :) :)
Pastalarla aram pek iyi değil aslında, beyaz krem şantili olursa yerim onun dışında seneler geçse aklıma gelmez…


Bu beyaz kremalı pasta görüntüleri Çin’den, yapılan hareketler kolay ve bilindik ancak ortaya çıkan sonuçlar şaşırtıcı…


FOTOĞRAF SEVENLER İÇİN…

Boston.com “the big picture” ismini verdiği bölümde birbirinden güzel,büyük boyutlarda ve de belgesel tadında fotoğraflar yayınlıyor…

boston.com

13 Aralık 2010 Pazartesi

20 SORULUK MİM ...

Yok unutmadım, cevaplamak için ancak fırsat bulabildim zaten üzerimde bir Behlül modu var bugünlerde duyuyorum ama algıda sorunlar oluştu.Görenlerde tanıyamıyor.:))Photobucket

Sevgili Ahu mimlemiş gecikmelide olsa teşekkür ederim kendisine...

En sevdiğim kelime;

Cici kızımın ağzından çıkan “annecim” kelimesi…

En nefret ettiğim kelime;
Daha önce hiç tanışmamış kişilerin ağzından çıkan “canım” kelimesi…


Sizi ne heyecanlandırır?
“Müthiş bir haberim var” cümlesi beni heyecanlandırabilir.

Heyecanınızı ne öldürür?
Olmasını beklediğim bir işin gerçekleşmemesi…:(

En sevdiğiniz ses;
Sahildeki deniz sesi…

Nefret ettiğiniz ses;
Israrla çalan cep telefonu sesi…

Hangi mesleği yapmak istemezsiniz?
Maden işçisi olmayı kesinlikle istemezdim,ortamı biliyorum çalışma şartları gerçekten zor…

Hangi doğal yeteneğe sahip olmak istersiniz?
Bir enstürümanı iyi derecede çalabilmeyi isterdim mesela keman olabilir...

Kendiniz olmasaydınız kim olmak isterdiniz?
Sevil Atasoy :))

Nerede yaşamak isterdiniz?
Seferihisar’ın iskelesi
Sığacık olabilir…

En önemli kusurunuz nedir?
Bir türlü uygulanmayan ya da devamını getiremediğim diyet listeleri…


Size en fazla keyif veren kötü huyunuz nedir?
Sigara…

Kahramanınız kim;Sherlock Holmes haaa bir de zekasıyla Tamer Şahin.:))

En çok kullandığın kötü kelime?
“şerefsiz”


Şu anki ruh haliniz;
İşleri tamamladığım için mutluyum.:)

Hayat felsefenizi hangi slogan özetler?
"Her zaman dogruyu söyle; ne dedigini hatirlamak zorunda kalmazsin.”

Mutluluk rüyanız nedir?
Kızımın iyi bir meslek seçmesi,emekli olmam,aile fertlerimin sağlık problemleri olmadan yaşaması vs…


Sizce mutsuzluğun tanımı?
Önce sağlık…

Nasıl ölmek isterdiniz;
yatakta ve acı çekmeden…

Öldüğünüz zaman cennete giderseniz Allahın size ne söylemesini istersiniz;
“sen iyi bir kuldun
.”
Şayet yazmak isterlerse;
http://ilerlemeyentakvim.blogspot.com/
http://yourfobiismyhobi.blogspot.com/
http://birazgercekbirazhayal.blogspot.com/
http://1ciftyurek.blogspot.com/
http://devletnurr.blogspot.com/
http://annelerlehayatadair.blogspot.com/a gönderiyorum...

12 Aralık 2010 Pazar

ÖYLE BİR ESER GEÇER Kİ RÜZGAR...

Hiçbirşey olmamış gibi davranmaları hoşuma gitti doğrusu.


rüzgarın azizliği

TİLKİ SELİM, DOLAP MUSTAFA VE DİĞERLERİ…

Sözüm işini iyi yapanlara değil elbette ama bu kaçıncı? Şu kış günü komşumu kırmamak adına evde inşaata razı olmak kolay değil hemde küçük bir çocukla.

Apar topar başladı işler, banyolar kırıldı vs… Ev haliyle tanınmayacak hale geldi.Yalnız tesisatçı gene yaptı yapacağını.Daha önce “Tilki Selim“ kandırdı bizi.Gördük yaptığı işi 4 ay sonra gene aşağıya akıtmaya başladı.Gittik dedik ki “yaptığın iş olmadı abi, gel bir bak”…
“Siz onu iki sene önce yaptırdınız” deyip çıktı işin içinden ya da çıktığını sandı.


Şimdi bir başkasını getirdik, o da bundan farksız çıktı. :( :(
Akıyor,damlıyor şıp şıp şıp şıp şıp şıp şıp şıp şıp şıp şıp şıp şıp şıp şıp şıp …

BARAJ
foto.knuttz

10 Aralık 2010 Cuma

NE DEMİŞ ?

kastamonu

Mehmet Akif Ersoy,İstiklal savaşı yıllarında Anadolu’nun çeşitli illerini gezerek vaazlar vermiş…
Bunların içinde en özel olanı, Kastamonu merkezdeki Nasrullah Camisinde verilen vaaz.Çünkü İstiklal Marşımızın sözleri buradaki konuşmadan hemen sonra kaleme alınmış ve o dönem Kastamonu’da günlük çıkan “Açıksöz “ gazetesinde ilk defa yayınlanmış…
Gazeteyi ilk okuyanlar ise cephedeki askerler olmuş…

nasrullah camii

Şimdi ise Almanlar İstiklal Marşımızın telif haklarını almak için uğraşıyor,okudukça inanamıyor ve bunları düşündükçe üzülüyor insan neydik ne olduk ???

8 Aralık 2010 Çarşamba

5 Aralık 2010 Pazar

KASIRGA YAKLAŞIYOR...

Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen, şanslı bir coğrafyada yaşıyoruz.

Görüntü oldukça ürkütücü...

1 Aralık 2010 Çarşamba

MÜCEVHER MÜHENDİSLİĞİ AÇILIYOR…

İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin YÖK’e yapmış olduğu başvuru neticelenmiş ve 2011 itibariyle Mücevher Mühendisliği Lisans Eğitiminin başlamasına karar verilmiş.
Program dahilinde alınacak olan 20 öğrenci, Mühendislik ve Tasarım Fakültesi bünyesinde eğitime başlayacak.

Bölüm, değerli metallerin üretimi,işlenmesi,tanımlanması,tasarımı,dış ticaret,hukuk ve işletme alanında eğitim almış mühendisler yetiştirecek.

Benim hayli ilgimi çekti,tekrar hazırlanoyor olsaydım ÖSS' ye tercihlerim arasında olurdu heralde.:)
Cumhuriyet gazetesinde yer almış bir duyuruydu ilgilenenlerin dikkatine…

foto.