30 Ocak 2011 Pazar

AŞIKLAR NEDEN KİLO VERİR ?

Hoş herkeste durum aynı olmayabilir, bana sorsalardı Mesude Erşan’ın yazısını okumadan önce bu kilo verme “tamamen fiziki kaygılardan”derdim.

“Yemeden- içmeden kesildi yazık” demeden olayın bilimsel açıklamasına bakmak gerek.Durum o kadar da vahim değilmiş…

Şöyle ki ;Dahiliye Uzmanı Dr. İsmail Yağız aşıkların beyin MR görüntüleri üzerinde yapılan incelemelerde “Dopamin” isimli hormonun daha fazla salgılandığını , bunun beyin sağ lobundaki aktiviteyi hızlandırdığını, enerji artışının yanı sıra uykusuzluk,sürekli karşı tarafa odaklanma , tokluk merkezinin uyarılması ve açlık duygusunda his kaybolması, kalp atım hızının artması, stres hormonu “Noradrenalin” fazla salgılanması ve bununda yağ yakımını sağlayarak kilo kaybının oluşması şeklinde olayı özetlemiş …

kilo

Tabii yine farkında olmasakta kan akımındaki artış,hafıza ve becerileri de artırıyormuş.İşte o nedenle olayları ayrıntılarıyla hatırlayabiliyor,olumsuz durumlar için çözümler üretiliyor.Yani bu dönemde beyin tahmin ettiğimizden daha iyi çalışıyormuş.:))

KAHVE TERMOSU BİÇİMİNDE HOPARLÖR...


Sony firmasının kahve termosu görünümünde ürettiği SRS- V500IP hoparlör, "Circle Sound-Stage" sistemi sayesinde sesi tüm mekana 360 derece dağıtıyor.

Hoparlör iPod /iPhone şarj istasyonuyla birlikte satılıyor.Diğer medya çalıcıları için 3,5 mm'lik giriş mevcut.

Fiyatı 240 Dolar.

29 Ocak 2011 Cumartesi

KÜÇÜKLERİN GÖZLERİNDEN,BÜYÜKLERİN ELLERİNDEN ÖPMÜYORUM !!!

aile

Kuş, domuz,at, keçi türevi herneyse bende modayı takip ettim ve en sonunda serildim boylu boyunca...

İğne vurulup öyle işe gidiyorum.Daha kötüsü, ondan ona derken virüs aile içinde yayıldı ve hepimiz hastalandık.

Oysa zor hastalanan bir yapım var ya da ben öyle zannermişim.Eklem ağrıları,halsizlik ve öksürüğün karın bölgesinde yarattığı baskı felaket...

" Zamanın birinde emrivaki yapılarak (aslında zorla demeliyim) annemlerin gün toplantısına davet edildim.İçeriye girdiğim anda herkes ayağa kalkınır gibi oluyordu ki ben başımı salondan uzatarak (sırf hepsini tek tek öpmemek için ) "herkese merhabaaaa,iyi eğlenceler" diyerek mutfağa kaçtım." Günlerce kibirim ,ukalalığım konuşuldu annemden bir sürü azar işittim...

Oysa kendimce iyi birşey yaptım.Kimseyi öpmedim.Onları kendimden,kendimi onlardan korudum...

Kabul dostça kucaklaşmanın yerini hiçbirşey tutmaz ama özellikle şu kış günlerinde öpüşme adetinden artık vazgeçelim...

Önceki yıllarda ki gibi değil,hastalık bir türlü iyileşmiyor. :((( :(((

Herkese sağlıklı, güzel bir hafta sonu diliyorum.


foto.knuttz

DENİZ DİBİNDEKİ İLGİNÇ BİTKİ...

İşin açıkçası video için bayağa vakit harcadım ancak nedir ?nasıl bişeydir ? hiçbirşey bulamadım...

Bu anlamda içimizdeki biyolog arkadaşların fikirlerini almaktan memnuniyet duyarım.

Görüntüyü kime izlettiysem,"O ne yaw,ben olsam anında oradan tüymüştüm" gibi tepkiler aldım.Deniz dibindeki bitkinin vermiş olduğu ani tepki oldukça ilginç...

26 Ocak 2011 Çarşamba

KURŞUNLUHAN 'DA ZAMANA YOLCULUK...

“Düşünsene,şu an yemek yediğimiz bu yerde yıllar yıllar önce develer dinleniyormuş.Duvarlarda gördüğün delikler hayvanları bağlamak içinmiş,restore edilirken aslına sadık kalınmış doku hiç bozulmamış tıpkı 600 sene evvel nasılsa öyle bırakılmış.” dedi Kaptan…

Ne zamandır söylüyordu ,hadi çantaya birer eşofman at gidiyoruz dedi ve apar topar getirdi beni bu kervansaraya...

Yalan değil isteksizdim,oflaya puflaya geldim taaa ki büyük kapıdan içeri girene kadar…

Kastamonu merkezinde, Fatih Sultan Mehmet’in dayısı İsmail Bey yaptırmış tipik Osmanlı mimarisi, tüccarlar için konaklama ve ticaret merkeziymiş.Uzun yıllar iyi kiralar getirmiş gözde bir merkezmiş.Sonra yılların acımasızlığına dayanamış , bakımsızlıktan dükkanlar depo olarak kullanılmış...

90’lı yılların sonunda restore edilmesine karar verilmiş.2008 yılından sonra da turistik otel olarak hizmet vermeye başlamış…


kursunluhan 1


Zamanında duvarlar kurşun kilitlerle örülmüş,sıcağa ve soğuğa dayanıklı olsun diye binanın bunca yıl ayakta kalmasının sebebi bu, taşlar çatlamamış hiçbir yerinde tahribat olmamış kullanılan kurşun sayesinde, İşte ismi de buradan gelmekte…

Oda kapıları sanki çocuklar için yapılmış.Ufacık , başınızı eğerek giriyorsunuz.Sebebini sonra öğrendim.Osmanlı inceliği saygıdan hizmetli içeri girerken başını eğerek girsin düşüncesiyle yapılmış…

kursunluhan 3

Bahçe müthiş güzel, kış soğuna rağmen sıcak kahve eşliğinde manzarayı seyrettim.Büyük ana kapı üzerinde küçücük bir kapı dikkatimi çekti.Ticari mallar, develer vs.. çalınmasın diye belli bir saatte han kapıları kilitlenirmiş.O saatten sonra gelen olursa bu küçük kapıdan giriş yaparmış.Öyle ki birşeylerin çuvalla çalınma ihtimaline karşı bu kapıda özellikle küçük yapılmış…


kursunluhan 2
kursunluhan 7
kastamonu 2
kursunluhan 6
kursunluhan 4
kursunluhan 9
Otelde bizden başka misafirler de vardı :))
kursunluhan
kastamonu
kursunluhan 5

Tarihi mekanları sevenler için harika bir öneri Kurşunluhan, gezilip görülesi hatta bir kaç gece konaklanası bir mekan tabii yoğunluktan yer bulunabilirse…:) :) :)

 8

23 Ocak 2011 Pazar

GOOGLE ARAMA MOTORUNDA KELİMENİZ KAÇINCI SIRADA ???

Google arama motorunda kelimeniz aratıldığında sitenizin kaçıncı sırada çıkar? Bilmiyorum daha önce merak ettiniz mi?…


Mesela ben daha önce “Gezegen İsimleriyle” ilgili bir yazı yazmıştım.(Neticede verdiğimiz bilgiler elbet bir gün birinin işine yarayacak.Öyle değil mi? )
Google’da bu kelimeleri arayan herhangi bir kişi yazımı kaçıncı sırada bulur? Siteniz bu kelimeler için kaçıncı sırada ?İşte bunu tesbit için “Google Position Finder” kullanılıyor. Verileri girdiğimde 10.sırada olduğunu gösterir tablo geldi karşıma.Tabi arama sonuçları içinde olmaması da mümkün. O zaman arama yaptığınız kelime üzerinde değişiklik yaparak tekrar deneyiniz…

Sonuç sayısı bölümünü ilk 100 siteden 500 siteye kadar değiştirebilirsiniz…



*07.02.2013 notu: yukarıdaki linkin gün itibariyle açılmadığını farkettim, arama motorlarında kelime sıralamanızı öğrenmek için başka sitelerde mevcut."google position finder" diye arama yapabilirsiniz, mesela http://www.positionfinder.net/ şu an aktif ama bir yıl sonra link boşa çıkabilir tıpkı geçen yıl yayınladığım yukarıdaki link gibi...

Yazımın güncelliğini kaybetmemesi açısından bu notu düşme gereği duydum.

"ASAYİŞ BERKEMAL" DERKEN...


"Dün gece silahçı Zihni Efendi'nin dükkanına bir müşteri gelmiştir.Meçhul adam Zihni Efendi'ye "Bir brovning ver.En iyi cinsinden olsun "demiştir.

Meçhul müşteri gayet güzel bir silah beğenmiş ve "Bu iyi patlar mı?" diye silahçıya sormuştur.Silahçı "Evet" cevabını verince müşteri silaha altı mermi doldurmuştur.Bundan sonra meçhul adam silahı Zihni Efendi'ye çevirmiş "Davranma yakarım,eller yukarı" dedikten sonra çekmecedeki paraları alarak kaçmıştır."


:))) 5 Temmuz 1928 -Milliyet gazetesinde yayınlanan bir haber...

~~~~~~~~

BOYNUZLU ŞEYTAN KERTENKELESİ...

Susuzluk her yerde başa bela,neyse ki doğa gereken tedbirleri önceden alarak dengeyi sağlıyor,tabii bir yere kadar...

Orta Avusturalya çöllerinde susuz kalan boynuzlu kertenkele su ihtiyacını bakın nasıl karşılıyor?


21 Ocak 2011 Cuma

KELİMELER BİTTİ...

Arkadaşlığımızı bitirmek için geçerli nedenlerim vardı,uzun uzun detaylandırmak istemiyorum şimdi…

Tabiî ki bu kolay olmadı, hayli sıkıntı yarattı derin düşüncelere itti beni ama böylesi daha hayırlı oldu…

Senelerin verdiği alışkanlıklar bir an da bitmiyor.Önce aramamaya başladım, o arayınca da çeşitli mazeretler buldum.

Kaptan, zaman zaman “böyle olmaz” dediyse de dinlemedim"sen onlarla görüşmek istiyorsan görüş ama benim için bitti" dedim…

Evet çok şey paylaşıldı önce aynı şehirde,sonra tayinler nedeniyle başka şehirlerde ama kalpler hep bir, irtibatı koparmadan…

Özellikle istedim “nikah şahitlerimiz onlar olsun” dedim,planda yoktu ama beyaz arabaları gelin arabamız oldu mesela…

Sonra daha da mutlu olduk tekrar aynı şehirde tıpkı eski günlerdeki gibi yemekler yaptık yedik, gezdik yeri geldi dertleştik…

Sonuçta yollar ayrıldı elbette hiç unutmadım onu, onları...

Şimdi olsa aynı kararı alırmıydım? emin değilim...

bambi


Yıllar sonra bir gece rüyamda gördüm arkadaşımı hayli sıkıntılı ve düşünceli hani derler yaa “sabaha kadar uğraştım”…

Birkaç gün sonra aklıma gelen rüya ve neler yaptığını öğrenme duygusu ile nette arama yaptım.Bulmak hiçte zor olmadı…

Açık olan face profiline bakarken okuduğum başsağlığı mesajları şaşırttı önce bir öğrencisi falan sandım çünkü tanımadım, kucağımdan inmeyen,annesi işteyken oyun oynayıp mamasını yedirdiğim,”çocuğum olursa böyle güzel olsun” dediğim o küçük adamı tanımadım…

Ölüm 14 yaşındaki bir bedene yakışmıyor , 5-6 ay geçmiş üzerinden resmen şoktayım…

Gözyaşları içinde aradım Kaptan’ı “mümkün mü ? olabilir mi?” yok yaaa yanılmış olabilirsin dedi önce “telefonları var bende ama değişmiş midir kaç sene oldu??”…

Aradık, buğulu bir ses açtı telefonu numara aynı…

Böyle bir şeyi sormakta zor,seneler sonra niye aradık? Ne oldu? Doğruymuş okuduklarım.

Bir rüya nereye getirdi.Nasıl yönlendirdi ? Garip,tuhaf işte…

Bu acı haberi nerden ve nasıl öğrendiğimizin önemi yok aslında ortak arkadaşlar var nasılsa duyulurdu belki seneler sonra…

O an ses yok, kelimeler yok bende…

Önce beyler konuştu sonra aldım telefonu, bir kelime, bir cümle sonra dakikalarca telefonda ağlamayı seçtik…

Her ne olursa olsun,arkadaşımı acılar içinde bulmak üzdü beni…

Allah’tan onun için sadece sabır diledim, elimden başka bir şey gelmedi …

20 Ocak 2011 Perşembe

İLGİNÇ BİR RASTLANTI ÖYKÜSÜ…

Lafı dolandırmadan önce olaydan bahsedeyim…

Ünlü aktör Anthony Hopkins, “Petrovka’lı Kız” isimli kitabı aramakta ama bir türlü bulamamaktadır.Kitabın yazarı George Feifer’ın telefonunu bulur durumu anlatır.İlgi karşısında memnun olan yazar, iki hafta içinde kitabı kendisine ulaştırabileceğini söyler…

Hopkins bu telefondan sonra evinden çıkar ve ulaşım güçlüğünü düşünerek metroya binmeye karar verir…

Metrodaki yerini henüz almışken kafasını çevirir ve yandaki koltukta aradığı bu kitabın unutulmuş olduğunu görür…

George Feifer ve Anthony Hopkins olaydan kısa süre sonra bir araya gelir.Hopkins, metrodaki o kitabın yazardan çalınan özel sayılı ilk baskı olduğunu öğrenir… :) :) :)

Anthony Hopkins


*Annecim hep der ki “Allah yağmumu isteyene,yağmumu, balmumu isteyene balmumu verir” bana çokta anlamlı gelmez ama sonuçta pozitif düşünce gücünün insanların isteklerinde ne kadar katkısı olduğunu anlatan bir sözdür bu…

Arkasından kızkardeşimi örnek verir, evet bu sözün doğruluğu kardeşimle kanıtlanmıştır.O arzu ettiği şeyleri önce istemiş,sonra gerçekleştirmiştir.Ben yapamadım bunu ama onun adına hep mutlu olmuşumdur.

Yukarıdaki olayda, artık nasıl bir tesadüftür ya da istektir “keşke daha başka bir şey isteseydim” demez mi insan?


foto. foto.
diğer Yaşanmış Hikayeler için tık tık.

19 Ocak 2011 Çarşamba

İZLİ –YORUM

Bana göre bu yıl iki dizi ipi göğüsleyecek.Geçen yıl dizilerden epey kazanç sağlayan Kanal D “Öyle Bir Geçer ki Zaman” dışında aradığını bulamayacak…

Show Tv’de durdu durdu turnayı gözünden vurdu.Çarşamba günü diğer kanallar bana göre sinek avlar artık…

İkisinde de tema aynı aslında, ikinci bir kadın, entrika ve de çocuk…

Seyircide merak uyandırmak için yeterli sebep…

Benim gibi dizi izlemeyen birini bile 2-3 haftadır esir ettiler.Helal olsun valla…


cat
foto.knuttz

18 Ocak 2011 Salı

TIP DÜNYASI BU ADAMI KONUŞUYOR…


İtalya’nın Napoli kentinde yaşayan Cardo Sangermano başına isabet eden kurşunla hastaneye kaldırılıyor…

Acil ameliyata alınması beklenen Sangermano, aniden hapşırıyor ve başındaki kurşun burun deliğinden dışarı çıkıyor…

Doktorlar sağ gözünün arkasından burun kemiğine giren kurşunun bu şekilde dışarı çıkmasını mucize olarak nitelendiriyorlar…

SİMİTİN 4 TANESİ NEDEN 1 LİRA ?

İşin sırrı çözüldü…

Sabah kahvaltı yapmadan çıkmışız, sorun değil sardır bir simitçiden 4 tane simit, yanında üçgen peynir birde çay missss gibi kahvaltı işte…

Hem ucuz, hem de doymamak mümkün değil.

İyi de neden 1 lira bu simit ? dedik mi bugüne kadar…

Valla ben demedim afiyetle yedim.

Sırrı susamdaymış kilosu 10 lira olan susam yerine Çin’den ithal kilosu 2 lira olan susamı kullanınca fiyat böyle oluyormuş…

Hadi yemeye devam edelim denetimden geçmemiş Çin malı susamları.

Önce sağlık mı??

Hııı, O da ne??


~~~~~~


* Uyarı için Sözcü gazetesine teşekkür ederim.

foto.

NE DEMİŞ ?

Gitarı kadınlara benzeten Özdemir Erdoğan şöyle bir tanımlama yapıyor…

“Bunlar hanımlar gibidir,elinizi üstünden ayırmayacaksınız .Bir an bıraktınız mı hemen kötü sesler çıkarırlar.Ne kadar emek verirseniz o kadar verim alırsınız,bu kadınlarda da böyledir.” :)) :)) :))

17 Ocak 2011 Pazartesi

SU KÜÇÜĞÜN, SÖZ BÜYÜĞÜN MÜ ?

sus kucugun soz buyugun

Sıkça duyduğumuz ya da kullandığımız “Su küçüğün, söz büyüğün” atasözünün doğru kullanımı “Sus küçüğün, Söz büyüğündür.”

Geleneklerimizde büyüğe gösterilen saygıyı vurgulamak amacıyla kullanılan söz, “Büyükler konuştuğu zaman, küçükler saygı gösterip dinlemelidir" manasındadır…


foto.knuttz

16 Ocak 2011 Pazar

BİLİNMEYEN ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ FOTOĞRAFLARI…

Kaptan’ın bir arkadaşı vasıtasıyla elime geçti çiftlik fotoğrafları 1927 yılına ait…

Sayıca fazla gönül ister ki hepsini gösterebileyim, içlerinden beğendiklerimi kolajlayabildim…


atatürk orman 3

atatürk orman ciftligi

Cumhuriyetin ilanından sonra seçilen "Ağaç bile yetişmiyor, burada insan nasıl yaşar?” denilen bir arazide çalışmalar başlıyor…

Önce toprak sahiplerinden en yüksek fiyata araziler satın alınıyor,ardından hazineye devir işlemleri yapılıyor…

"Burada bir çiftlik kuracağım. Bu çiftlikte


15 Ocak 2011 Cumartesi

GÜNÜN SÖZÜ...

Fazla dile getirmek istemiyorum, şimdi söylerim herşey tersine döner kendi kendime nazar ederim geçmişte hep öyle oldu. :))

Garip olaylar duruldu işyerinde, gerçi birebir benle alakalı değildi ama adalet isteyen ruh yerinde durur mu? içim kıpır kıpır birşeyler yapma çabası..

Neyse eden buldu cezasını, mağdur olanlarda şimdilik rahat alıyorum haberlerini...

İnsanlar birikimleriyle, duruşlarıyla saygınlık kazansın bir yerlere gelsin entrikaya hiç gerek yok öyle değil mi?

Herkesin hafta sonu güzel geçsin...

kuvvet


"İnsanlarn zayıf anında yanına gelerek, İyilik yaparmış gibi görünüp
aslında seni kullanmalarına izin vermeyecek kadar güçlü ol." P.Brunton

AMAN PETROL ,CANIM PETROL ARTIK SANA MUHTACIM PETROL…

“Hadi yatma zamanı geldi “dedi ve kapattı televizyonu rahmetli dedem.Nasıl bir izleme isteği Eurovision’u…

Herkes uyuduktan sonra ayak parmaklarımın ucunda ilerleyerek sessizce tekrar açtım…

Birkaç dakika geçti geçmedi dedem uyandı söylene söylene tekrar kapattı,bir türlü izin vermedi o gece içimde uhte kaldı…

İşte her sene Eurovision’u izleme takıntım böyle başladı…

O sene kimse Ajda’yı anlayamadı,çünkü şarkının sözleri hayli garipti…

Demek ki onu anlamak için bir 30 sene geçmesi gerekiyormuş.Şimdilerde bir anlam kazandı bu şarkı… :) :)



Yıllar yıllar önce Amerika’da insanların henüz petrolün enerji ile ilgili özelliğinin fark etmediği zamanlar, küçük şişelere doldurup üzerini etiketliyerek sağlık toniği olarak sattıklarını duymuş muydunuz?

Ya petrol zengini Bakü’de bir zamanlar köylülerin toprakta bir delik açıp içine yanmakta olan bir kömür atarak ısındıklarını???

Maalesef biz o kadar şanslı değiliz kaynaklarımızı bol keseden kullanamıyoruz, sesimizi de duyuramıyoruz.Bize hep kemer sıkıp tasarruf etmek kalıyor …

Mesela ben, benzin almam gerektiğinde bunu akşamdan yapmayı tercih ediyorum.Çünkü düşük sıcaklıklarda benzinin yoğunluğu artıyor ve daha ucuza geliyor.Benzin pompaları verilen yakıt miktarının yoğunluğunu ölçerek çalışıyor…

Bunun yanında arabayı yüksek hızda sürerken camları kapalı tutmak gerekiyor.Çünkü açık camlardan giren havanın yarattığı direnç aracın yakıt verimliliğini %10 düşürüyor…

Arabadaki düzende önemli çöp niteliğindeki eşyaları boşu boşuna taşımak kilometrede % 2 düşüşe neden oluyor…

Son olarak benzin kapağının sıkıca kapatılmış olmasına dikkat edelim.(bende üşengeçlikten bunu hep ihmal ederim) Çünkü kapaksız ya da kapağı iyice kapatılmamış depolardan sızarak havaya karışan yakıt miktarının yılda yaklaşık 45 litreyi buluyormuş…

Aslında yazık halimize nelerin hesabını yapıyoruz öyle değil mi?
“Akmasa damlar misali “ bilmem anlatabildim mi?

foto.

14 Ocak 2011 Cuma

BİR GARİP TTNET KULLANICISIYIM BEN... :((

ttnet
Hani aramızdaki problem düzelecekti???

Gözlerim yollarda saatlerdir seni bekliyorum.Madem bu kadar uzun bakıma girecektin bir haber verseydin...

Hiçbirşeyden haberimiz yok, bak geceyarısı benzine şok zam yapılmış mesela...

Güne böyle dargın başlamak olmuyor ama...

CANIMIN TAAA İÇİSİN SEN...

İlk defa dinlediğiniz ve sözlerini hatırlamadığınız bir şarkıyı bulmak pekte kolay olmuyor.

Önce birkaç gün nette arama sonra TSM repertuarı geniş anneye başvurma... :))

Tual'in yorumunu çok beğendim ama Melihat Gülses'ten de dinlemek insana ayrı bir keyif veriyor...


12 Ocak 2011 Çarşamba

MEMLEKETİMİZ SİNEMAYLA NE ZAMAN TANIŞTI ?

Osmanlının son dönemine rastlar memleketimizin sinemayla tanışması.

Önce II. Abdülhamid’e bir gösteri sunulur Yıldız Sarayında.

Fransız hokkabaz padişahın beğenisini kazanınca sık sık gidip gelmeye başlar saraya, yanında yeni görüntülerle…

“Hareketli Görüntüler Alemi” diye adlandırır padişah ve 1896 yılında önce saraya hizmet veren gösterilerin, halka da açılması konusunda talimat verir…

İlk sunum Beyoğlu’nda yapılır.
O dönemde ki ismiyle "Pera" şimdiki adıyla Beyoğlu’nun zengin sakinleri doldurur salonları…

Zaman içinde halkın sinemaya olan yoğun ilgisi padişahı endişelendirir, farklı dünyaları gören gözleri istemez…

Desteğini çeker ve 1908 yılına kadar İstanbul’a elektriğin girmesine izin vermez.

2. Meşrutiyetin ilanına kadar sinema sokaklarda, panayırlarda gezen stroskoplar yardımıyla izletilir.

Zamanla elektrik gelir caddeler,sokaklar aydınlanır.
Yabancı uyruklu vatandaşların girişimleriyle sinema salonları bir bir açılmaya başlar.
İstanbul’dan sonra “Hareketli Görüntüler Alemi” Anadolu’ya açılır sonrası malum…

sinema

SİTE ÖNERİLERİ…

Benimde zaman zaman kullandığım iki site önerisi…


Birincisi fotoğraflarınıza eğlenceli stickerlar yapıştırma, konuşma balonları ve teks’ler ekleme ya da değişik effect’ler uygulama olanağı veriyor.


PiZap ile her şey hayal gücünüze kalıyor,üzerinde birkaç kere deneme yaparsanız daha iyi sonuçlar elde ediyorsunuz.Kayıt ederken (5.resim)sırasıyla Save--public --Save seçeneğini işaretliyoruz.Gelen fotoğrafı da sağ tuşla kayıt edebilir ya da download yapabilirsiniz…




Bir diğeri site ölçüm aracı...

Web adresinizin internet üzerinde popülerlik derecesini detayları ile görme imkanı sunuyor. Google Pagerank, Alexa dünya, Alexa ülke sıralaması ve size backlink veren site sayısını aynı anda görebiliyorsunuz...

11 Ocak 2011 Salı

VEZÜV…

Bütün notlar sular seller gibi hatim edilmiş, herkes kendinden emin ancak başa geleceklerden habersiz anfiye geçmiş soruları beklemekte…

Hocamız neşe içinde sınıftaki yerini aldı.Aslında kimse huyunu suyunu bilmiyor, çünkü okulda yeni…

Fotokopi dağıtmasını beklerken “yazın bakalım ilk soru” dedi daha 1.soruyu yazamadan 2. ve son soruyu okudu…

Herkes afallamış “bu kadar mı?” deyip etrafına bakındı.Evet başka soru yoktu.Daha ne sorular planlamışken kafamızda, bu yapılır mıydı?

1.soru hakkında hiçbir fikri olmayan sınıf otomatikman diğer yorum sorusuna yüklendi…

Pompei şehrinde neler olmuştu? Vezüv yanardağı faliyete geçmeden önce insanlar neden ölmüştü?”

Kimisi üç sayfa ile tarihi yeniden yazdı,kimisi bir paragraf ile cevapladı,kimisi de etrafına bakındı durdu…

Sınav sonuçları için üç hafta beklendi, son sınıf herkes bir an önce mezun olma telaşında…

Koridorlarda karşımıza çıkan hocaya merakla “kağıtları okudunuz mu? “diye sorduk,odasına gittik sorduk,bahçede karşılaştık sorduk.Sonuçta tek soruya verilen cevapla çoğumuz geçtik,ama ne yorumlarla…

~~~~~~

Sizinde görülmeyen bir yerle ilgili anınız var mı ? bilmiyorum.Benimki böyle işte,üstelik bir yanardağ ile.:):):)

Vesuvius

Vezüv Google Earth görüntüsü...(Aslında değişen bir şey yok,bölgedeki insanlar nerdeyse volkan kraterine kadar inşaat yapmış.Yanardağ tekrar faliyete geçerse büyük bir felaket kaçınılmaz olucak.)

GÜNÜN SÖZÜ...


"Bir millet savaş alanlarında ne kadar zafer elde ederse etsin, o zaferin sürekli sonuçlar vermesi ancak kültür ordusu ile mümkündür.

Asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey, yüksek kültürde ve fazilette dünya birinciliğini tutmaktır.

"Kültür zeminle orantılıdır. O zemin milletin seviyesidir..."

Mustafa Kemal Atatürk

8 Ocak 2011 Cumartesi

ATLAR NASIL UYUR?

Fuardaki standa yaklaşıp “Batiskaf yaşıyor mu?” diye sordum adam önce şaşırdı ve gülerek “yaşıyor, yaşıyor…” dedi.

batiskaf

Güzelliğini hala unutamıyorum.Doğu gezimizde uğramak istedim “ Sultan Suyu Harasına “ o kadar duydum ismini ancak görmek kısmet olmadı.İzinle girilebiliyor, gerçi görmek isteyeni de geri çevirmiyorlar.

Taaaa Osmanlı zamanında kurulmuş.Burada verimli topraklarda hepsi özel yetiştiriliyor atların, bebek gibi özenle bakıyorlar…

Dedeleri padihşahları taşımış,hepsi asil hepsinin ayrı özellikleri var…

Malatya-Akçadağ’daki bu devlet işletmesini gezerken tek bacağını hafif bükerek havaya kaldırmış bir şekilde gördüm Batiskaf’ı...

Ne yaptığını sordum.Bakıcısı;

“Şu an uyuyor.” dedi ve atların günlerce hatta haftalarca yere yatmadan ayakta durabildiğini ve bu esnada uyuduklarını, ayakta durarak hem daha az enerji harcadıklarını hem de daha rahat ettiklerini, atların ya doğum yaptıklarında ya da hasta olduklarında yere uzandıklarını anlattı…

at

Ankara-Gölbaşı Nisan 2010


Batiskaf foto kynk. Gültekin Tetik

90 DERECE İLE HERŞEY DEĞİŞİR...

90


7 Ocak 2011 Cuma

BLOGLARIMIZI YEDEKLEMEYİ UNUTMAYALIM...

Herkese küçük bir hatırlatma olsun bu...

Aklıma geldikçe yaparım ama uzun süredir bloğu yedeklemediğimi farkettim.Malum yılın ilk günleri emekler boşa gitmesin değil mi? Şöyle bir eskiyi yedekleyelim...

(çok yazıldı,çizildi yine de bilmeyenler ve bloglamaya yeni başlayanlar için bende ekliyorum.)

blogger yedekleme için;

1. Adım

2. Adım

3. Adım
*Kaydetme işlemini yerel diske yapmayın!! Bilgisayarın çökme ihtimaline karşı D sürücünü tercih etmeyi unutmayın...


~~~~~~~~~~~~~~~~

*15.02.2014  / yazıyı güncelleme adına bu notu düşüyorum arkadaşlar.

Zaman içinde blogger tema değişiklikleri nedeniyle yukarıda ki yazı kullanılabilirliğini kaybetmiş görünüyor ancak mantık olarak gidiş yolumuz ve yapacağımız işlemler aynıdır.

Yeni blogger görünümüne göre yedek almak için aşağıdaki adımları takip ediniz.

 Ayarlar > Diğer sekmesi > Blog araçları > Blogu dışa aktar > Blogu İndir butonuna tıklamanız yeterli.

BİRİ ONU DURDURSUN LÜTFEN... :))

Bir "tık" sayesinde paylaştığımız bu kısa ve eşsiz görüntüler için insanlar saatlerini hatta günlerini harcıyor...

"Vayyy bee adamlar nasıl yakalamış görüntüyü" demekten öteye geçemiyoruz malesef...

Emekçileri kimlerdi bilinmez,bu hafta içinde en hatırda kalan görüntüydü benim için... :))

GÜNÜN SÖZÜ...

knuttz

Bu tiryakiliğimin sonu hayır olur inşallah.Kavanozdaki kahveyi koklayıp öyle geldim masanın başına.Elimde sıcacık yudumluyor ve uzun süre ihmal ettiğim bu bölüme bir söz daha ekliyorum... :))



"Yerini vaktinde terketmeyi bilmek,gerçek olgunluktur. "Victor Hugo

foto.knuttz

6 Ocak 2011 Perşembe

SORARLARSA “EVDE YOK !” DE…

evde yok


Eski İngiliz başbakanlarından Winston Churchill bir dönem bunalmış eve gelen giden kişinin haddi hesabı yok,rahatsız edilmek istemiyor ve dinlenmeye çekiliyor..

Bu arada evdeki hizmetliyi de yanına çağırıp ;

“Beni görmeye gelen olursa evde olmadığımı söyle” diyor ve daha inandırıcı olması için ekliyor.

“Haaaa bunu söylerken ağzında mutlaka benim purolarımdan biri olsun”… :) :) :)

PRİZ SORUNU...

priz

Bizim evdeki prizleri kapatalı çok oldu...

Minik prensesim yürümeye ve karıştırmaya bir başladı prizlere tek tek özel kapak alındı.

Böylece korkulu priz sorunu çözülmüş oldu.Şimdi bu tasarımı görünce birden o aklıma geldi.

5 Ocak 2011 Çarşamba

KAYITLARA GEÇMİŞ EN BÜYÜK KAR TANESİ…

Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük kar tanesi, Amerika’nın Montana eyaletine düşen 38 cm'lik kar tanesidir…

Guinness Rekorlar Kitabı da ,1887 yılında Fort Keogh bölgesinde yapılan bu ölçümü kayıtlarına
geçmiştir…


kar tanesi

Kar kristallerinin mikroskop görünümleri...

snow