31 Aralık 2011 Cumartesi

Herkesin Yeni Yılını En İçten dileklerimle Kutlarım...


Sevgili Dostlarım,Değerli Arkadaşlarım bir yıl daha bitiyor ve ben blog dünyasındaki beşinci yılımda şöyle geriye dönüp bakıyorum neler neler oldu??
Kimi zaman mutlu olduk,kimi zaman hüzünlendik, yeri geldi üzüntülerimizi paylaştık...
Kimisi sevdiklerini kaybetti,kimisi okullarını bitirdi işe girdi.
Bizler minik yavrularımızın büyümesini takip ettik buradan, bekarları evlendirdik ve o zamanın yeni evlileri şimdi anne adayı bloggerlardan gelecek güzel haberleri bekliyoruz...
Yıllardır tanıdığım blog arkadaşlarımı düşündüm tek tek,hepimizde bir değişim gelişim,hayatın kendisi bu zaten.
Her sene olduğu gibi öyle büyük beklentilerim yok benim sağlıklı olmak en önemlisi.Herkes için önce sağlık istiyorum.
Yeni yılda yeni umutlarla yine hep birlikte olmayı diliyorum.
Gelen her gün, bir öncekinden daha güzel geçsin.
Nice senelere...


30 Aralık 2011 Cuma

2012 KPSS BAŞVURU TARİHLERİ BELLİ OLDU…


2011 yılı başvuru tarihlerini kaçırdığım için sınava girememiştim.İlgilenenler için 2012 KPSS Takvimi belli oldu.

Lisans Başvuruları  09.04.2012 -18.04.2012 tarihleri arasında alınacak ve oturuma göre 35 TL ile 95 TL sınav ücreti ödenecek.

Lisans Sınavı 07.07.2012 -08.07.2012 tarihleri arasında yapılacak.

Ortaöğretim ve Önlisans  Başvuruları  ise 18.06.2012 -04.07.2012 tarihleri arasında alınacak ve 35 TL sınav ücreti ödenecek.

Ortaöğretim ve Önlisans  Sınavı   23.09.2012 tarihinde yapılacak.


*Offf sabah sabah gene içim karardı. :((

29 Aralık 2011 Perşembe

ROBERTS AİLESİ...


Allah ömür versin ben bir tane ile bu kadar meşgulken Nancy bunu nasıl başarıyor merak ediyorum??
 Robert Ailesinin yaşantısı müthiş ilgimi çekiyor.

Amerika'da yaşayan çift, ondört senedir evli.
Nancy bu süre içinde dokuz  hamilelik geçirmiş.
Şu an 13,12,10,8,7,4,3 ve 11 aylık olmak üzere sekiz çocuk sahibi...
Sebebini bilmiyorum ama biri vefat etmiş.
Aile kalabalık olunca yazacak hayli konu da bulunuyor.
Onlar birbirine aşık, eğlenceli ve aileyi daha da büyütmeye niyetli çok çocuk seven bir çift...

"CRN BLOG STYLE" YENİ BİR HEADER DAHA HAZIRLADI...


Sevgili Ceren üçüncü "header"ını hazırladı.
İlgilenenler için  tık tık .

GÜNE DAİR...

19 senedir 657'li  olmalarına rağmen, ne yapacakları konusunda hiçbir fikri olmayan iki adamı yönlendirmekle geçti günüm...
Tuhaftır aslında sonuçta onların hayatı garanti,bense geçiciydim.

Zaman zaman kendime kızdım,içsel sorularla yüzleşip durdum.Branşım dışında çalıştığım için üzgündüm ama iş geçim derdine gelince maaşımın günü gününe yatırıldığını düşündüm, kendimi böyle teselli ettim.

Peki mutlumuydum? Hayır. :/
Çünkü bende bu ülkenin acı gerçeklerinden biriydim.

26 Aralık 2011 Pazartesi

"SENEYE GÖRÜŞMEK ÜZERE" :-o

Yılbaşı yaklaşırken çocuklar neyse de, yetişkinlerin "Hadi seneye görüşmek üzere" espirisini beğenmiyorum.
Çok anlamsız ve çocukça geliyor.Bir de üzerinden haftalar geçmesine rağmen "geçmiş bayramın kutlu olsun" olayı var ki ondan bahsetmiyorum bile...


*foto. şu an kullandığım masaüstü duvar kağıdı.

MESELA BÖYLE BİR ŞEY - Wider 150

Bu tür görüntülerin orta halli vatandaş sağlığına zararı olduğu söyleniyor ama ben öyle düşünmüyorum aksine hayal dünyamızı geniş tutma açısından yararı olacağı düşüncesindeyim. :)) 


Hepimiz için güzel bir hafta olur inşallah.İyi seyirler.

25 Aralık 2011 Pazar

İngiliz Aile İşi Şansa Bırakmadı...

Dün yoğun bir kar yağışı vardı Ankara'da.Camın önüne oturup, heryerin bembeyaz olmasını bekledim bir süre ama nafile.Tutmadı !!
Yılbaşına  lapa lapa yağan kar eşliğinde girme isteği hep vardır bende fakat hiçbir zaman gerçek olmamıştır.
Çok eskilerde çocukken hatırlıyorum o kadar...
Belki bu yılbaşında dileğim gerçek olur kimbilir işimiz şansa kalmış ama işini şansa bırakmayanlarda var mesela Brailsford Ailesi gibi...


Yılbaşına kar yağışı eşliğinde girmek isteyen Lee Brailsford  ve kardeşi Paul,annelerinin evini noele uygun olarak dekore ettikten sonra kar makinası satın alarak bahçeye kurmuş.



150 Sterlin'e alınan makina çok kısa bir sürede bahçeyi beyaza bürümüş.Işıklandırma için harcanan parada hatırı sayılacak değerde 10.000 Sterlin karşılığı yaklaşık 30 bin tl.

BİR DÖNEMİN MAKROME ÇILGINLIĞI

80'li yılların ortalarında bir makrome çılgınlığı aldı gitti.İlkokula devam ettiğim yıllarda annemde makrome kursuna  başlamış,sabahlara kadar verilen makrome ödevlerini bitirmeye çalışırdı.Önce abajur bitti, ardından gazetelik sonra saksı çiçek vs.koymak için tasarlanan sarkaçlar...

İşin en gıcık tarafı kursa bütün apartmandaki bayanların hatta lojmanın gitmesiydi dolayısıyla hangi eve gitseniz karşınıza bu makrome örgülerden çıkıyordu.
İşte tekillik olsaydı elbette ilgi çekerdi ama o çocuk halimle her evde makromenin oluşu bende bir bezginlik duygusu getirirdi.

Bilmiyorum üzerinden yıllar geçti zaman içinde bu el emeklerine ne oldu? annem nereye kaldırdı?  ama geçenlerde bir aile dostu teyzemizin evinde karşıma çıkınca tebessüm ettim.
"aaaa bunlardan bizde de vardı" demekten kendimi alamadım.




foto.   foto. 

22 Aralık 2011 Perşembe

LATERNA NEDİR ?


Kolu çevirince müzik çalan,İngiliz sokak piyanosu.

Elle çalışan bu mekanik çalgıda müzikler önceden programlanmış. 60-70 sn süren dokuz ayrı ezgiyi dinlemek mümkün.

Sandık içindeki silindir üzerinde farklı incelik ve sertlikte çiviler mevcut.Herbiri farklı bir ses çıkarıyor.
Kolu belli bir ritimde çevirmek gerekiyor.Laterna ustası yan bölümde ufak bir ayarlama ile bir şarkıdan diğerine geçiş yapabiliyor.Yine sandık içinde bulunan küçük zil müziğe ritim katıyor. 


Sandık çevresi sahibinin zevkine göre bayrak,çiçek,resim vs. ile süsleniyor...

Ben İzmir'de birkaç kez Laterna dinleme fırsatı buldum.Sesini merak edenler için araştırdım ama internette istediğim gibi birşey bulamadım. En sonunda bunu uygun gördüm.Umarım ilginizi çeker...




foto.   foto.    foto.

GÜNÜN SÖZÜ ...

"Ne kadar farklı olursa olsun; sana ait olmayana tenezzül etme, ve ne kadar basit olursa olsun senin olandan asla vazgeçme."

                                                                                   Che Guevara
 
foto.tumblr.com

EVCİL HAYVANLA KARINCA OYUNU ÇILĞINLIĞI BÜYÜYOR...

İlk bölümü burada yayınlamıştık.Bu ikinci bölüm...
Dev Afrika Kurbağası  Pyxicephalus diğer kurbağalara göre daha agresif ve saldırgan..
Görüntü önceki bölümden farklı olarak sürpriz bir sonla bitiyor. :))

21 Aralık 2011 Çarşamba

PATİK KARDEŞLİĞİ :)

Geçen hafta hasta olacağım belliydi çünkü ayaklarım o kadar çok üşüdü ki,üst üste giydiğim çift çoraba rağmen ayaklarım hala üşüyordu.
Kızkardeşim bana göre daha prensiplidir kendini korur, polar sabahlıkları çeşit çeşit patikleri eksik etmez.
Aslında bende de epey var ama giyen kim?? Oysa var mı kışın patik gibisi??
Giyersin ayağına,ondan sonra anlarsın.Ohhh sıcacık... :))


Twitter'da patik kardeşliği diye birşey başlamış.Görünce aklıma geldi açtım çekmecemi hani yılbaşına da uygun olsun istedim.
İzinliyim bugün.
Şimdi yanına da bir bitki çayı yaparım.
Bu arada yılbaşı temalı bitki çaylarını da göstermek isterim.




kynk.takashi akimoto - Google+ files

20 Aralık 2011 Salı

NOEL BABA İLK KEZ ÖLÜM TEHDİDİ ALDI...

Yabancı basın bugünlerde 13 yaşındaki Mekeeda Austin'in Noel Babaya yazdığı ölüm tehditli mektubuyla ilgileniyor.

Annesi okul çantasında tesadüf eseri görmüş küçük kızın mektubunu, okuyunca hayli şaşırmış ve üzülmüş çünkü aile bu istekleri karşılayabilecek durumda değil.

Olay mektupta; bu yılbaşı isteklerinden en az iki tanesi yerine gelmezse Noel Babayı öldüreceğini hatta ren geyiklerini yakalayıp pişireceğini yazmış küçük kız ve isteklerini şöyle sıralamış.


  • Blackberry telefon
  • Justin Bieber ya da Austin Mahone ile yemek
  • Para
  • Tasarımcı Laura 33'den bir kazak
  • Yeni model Converse ve güneş gözlüğü + çeşitli hediyeler...
ayrıca evsiz ve kimsesizlerle özellikle ilgilenmesi konusunda uyarıda bulunmuş yani anlıyacağınız Noel baba son kez yılbaşı geçirecek.
~~~~~~

Haber temelinde oldukça komik.
Basın mektubu neden bu kadar ciddiye almış diye düşünmeden edemiyorsunuz ancak yeni yılın insanlara vermiş olduğu coşku, ümit ve yenilik duygularından uzak bir çocuğun aklından ciddi ciddi geçen öldürme, asma-kesme tehdit eylemi de hayli düşündürücü...


19 Aralık 2011 Pazartesi

Nesine? Hem Büyüğüne, Hem Garantisine!

Biliyorsunuz Yılbaşı Özel Çekilişi Türk Milleti için geleneksel bir heyecandır. Çekiliş yapılırken herkes ekran başına kilitlenir, sizin numaralarınızı taşıyan topların çekilmesi için dualar edilir. Biletinize sonuna kadar güvenirsiniz çünkü onu, uğurlu olduğuna inandığınız bayiden almışsınızdır. Lakin gelin görün ki hep amorti!

Biz de sevgili bloğunuz olarak araştırdık ve son 10 çekilişin 2 tanesinin büyük ikramiyesi Nesine.com’da satılan Milli Piyango biletlerine çıktığını gördük. Bu nedenle biz de dedik ki, neden bu blogda da Nesine.com biletlerinden satmıyoruz? Şanslı okurlarımızın ayağına kadar getirmiyoruz? Hatta bir de üzerine neden bomba gibi bir kampanya yapmıyoruz; 5‘er adet biletten oluşan Amorti garanti paketi alana 1 Amorti Garanti demiyoruz?

Sizce de buradan daha şanslı başka bir yer var mı? TIKLA, HEMEN BİLETİNİ AL!


Şansımız dönecek diye saatlerce kuyrukta beklerken aslında farkında olmadan şansımızı kaçırıyoruz. İnanın hiçbir şey sizi o kadar beklemez! Demem o ki; yılbaşında biletlerinizi benim bloğumdaki link üzerinden alın, siz kazanın biz de mutlu olalım!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

DAMAK ÇATLATAN LEZZETLER DEDİKÇE...

Mehmet Yaşin, Cnn Turk'te ki programında "Damak Çatlatan Lezzetler" dedikçe ben daha çok kulak kabartıyorum.

Böyle bir deyim var mı? diye babama sordum, duymadığını söyledi.Yemeklere düşkün biri için bunu duymak elbette eziyet sayılabilir ama duyuları harekete geçirip merak uyandırdığı kesin.

Bu anlamda başarılı bir söylem. :))

foto.

*Allahım ne oluyor bana?
Sevgili Blog,nasıl bir ruh hali içinde olduğumu belli etme lütfen !!
Sayfada diet rüzgarı esiyor resmen. :D wuuuff wuuff...

18 Aralık 2011 Pazar

KİLOLARIYLA BAŞI DERTTE BİR KADININ İNANILMAZ DEĞİŞİMİ...


Birkaç gündür Hanna 'yı takip ediyorum, yaptıkları ve özellikle hikayesi  dikkatimi çekti.
Evlendikten sonra arka arkaya iki hamilelik geçirmiş.
İlk hamileliğindeki kiloları veremeden ikinci bir hamilelik tüm yaşantısını değiştirmiş...
Anlattığına göre,yemek yemeyi seven bir eşin yanında yapılan diyet onu epey zorlamış ama 47 kilo fazlalık bildiğimiz klasik yöntemlerle gitmiş.
Epey ilgi gören bloglardan bir tanesi zayıflama hikayesi ve diğer fotoğraflar  burada, haaa bir de düğün fotoğrafı var ona da bakmanızı isterim.
Harika görünüyor öyle değil mi?

GÜNE DAİR...

"Hımmm o yazıları siz mi yazıyordunuz?" diyebilirdim ama demedim, gerek görmedim çünkü herşeyiyle o kadar tanıdık bilindik ki sanki yıllarca yorumlarla konuşmadık hep yüzyüze,yanyanaymış gibi...
Blog arkadaşlığı enteresan birşey :)
~~~~~~

Ortaokul yıllarımda samimi bir arkadaşımın mektup arkadaşı vardı hiç tanışmadığı taaaa İstanbul'dan her hafta mektubu gelirdi o küçük  doğu İline...
Nasıl olur? dedim özendim bende yazmaya başladım aynı kıza, o hafta cevap geldi nasıl sevindim hemen cevap yazdım.Zamanla mektup sayfaları da fazlalaşmaya başladı 10 sayfa hatta 13 sayfa yazdığımı bilirim.
Çünkü onun mektupları hep daha uzundu, bir karşılığı olmalıydı diyerek yazdım yazdım.
O ne yazıyordu?? neler anlatıyordu şu an pek hatırlamıyorum ama bir yıla yakın sürdü sonra tatil vs...
Öyle kaldı,gitti...
Oysa çok istemiştim bir araya gelmeyi...
~~~~~~

Bugün aynı duyguları yaşamama adına bir araya geldim arkadaşlarımla.
Sevgili Özii'de vesile oldu topladı bizi.
Renginle Renkli Hayat ve cici prensesi tüm misafirperverliği ile ağırladı.
Mutlu oldum,sonrasında duygulandım...
Bu güzel gün için teşekkür ediyorum her iki arkadaşıma da... 

foto.tumblr.com

*Artık mutluluktan mı, çok muhabetten mi? acemiliğe geldi fotoğraf çektirmeyi unutmuşuz. : D

17 Aralık 2011 Cumartesi

LASTİK MANEVRALARI...

Dün İstanbul-Mecidiyeköy'de ölümlü bir trafik kazası yaşanmış.
Sürücü bayanmış,biz bu haberi izlerken bir bey gülerek "demek ki neymiş? bayan sürücülerden uzak durulacakmış" dedi.

Bir sonraki haberde yine trafik kazası haberi vardı,bu sefer bir tır şoförünün 5 aracı nasıl kullanılamaz hale getirdiği gösterildi.Bende bir önceki cümleye istinaden cevap verdim "demek ki erkek sürücülerde kaza yapabiliyormuş..." 

Bu konularda iddialaşmaya gerek yok aslında,sonuçları itibariyle üzücü durumlar bunlar. :/

Aşağıdaki görüntü trafikten ve benim bu hafta en beğendiklerim arasında.
Lastik manevralarına özellikle dikkat!!



"Criminal Minds" İzlemek İçin Tek Neden...


Criminal  Minds'ı hiç kaçırmadan izlemek,bende takıntılı bir hale dönüşmüş olabilir elbet bundan şikayetçi değilim.

İşin bende ki ilginç ve komik yanı  konu,karakterler,olayı çözümleme vs. onları geçmiş durumdayım,her bölümün sonunda dünya yazarlarının söylediği sözleri bir köşeye not alırken buluyorum kendimi...:))
ve Garcia'ya bayılıyorum, ekip o olmadan bir hiç.

Peneople Garcia

KİMSEYİ DEĞİŞTİREMEZSİN HAYATTA !!



Kimseyi değiştiremezsin hayatta. Ve kimse için de değişmemelisin.

Kimliğini kaybettiğin an yaşamını çöpe attın demektir.

İstemediğin sürece hiçbir şey için ödün vermeyeceksin hayatta.

Gün gelir verecek bir şeyin kalmaz çünkü.


Her şeyi sen istediğin için yapacaksın, başkası senden istediği için değil.
Ve sen, sen olarak kaldığın sürece senin yanında olanlar da mutlu olacaktır.

 

Bırak hayatına eşlik etmek isteyenler gelsin seninle.
Yolun bitimine kadar gelmeleri şart değil.

Herkesin gidebileceği bir yol vardır.
Sen yeter ki yanında yer ayırmayı bil.

Ne sen kimse için mecburi istikametsin,
ne de bir başkası senin için...

Seninle gelmek isteyenleri yanına al.
Belki beraber daha çok şey katabilirsiniz bu hayata.
Yanındaki seni mutlu ettiği sürece kalsın hayatında, zorlama kendini.

Hayat rahat insanlarla güzel.
Ve hayat hakettiği gibi yaşandığında güzel...
-Heinrich Karl BUKOWSKI-
 
**Haftasonunuzun güzel geçmesini diliyorum.

MEĞER NE OLMUŞ? :-O


Ne olduğunu bilmiyorum?
Devamını izlemedim ama bu Yalçın Abi ve ekibinin betimlemeleri beni mahvediyor.
Bir şekilde karşımıza çıkıp, dikkatimizi çekiyor neticede. :)))

16 Aralık 2011 Cuma

İ.G.G 'yi Facebook Üzerinden Takip Etmek İsterseniz...


Bugünlerde sık sık bu soruyla karşılaşıyorum, gelen yorumlar ve mailler  facebook üzerinden de blogu takip etme yönünde...
Güncellemeleri anında  facebook'ta görebilmek elbette mümkün, ben bu konuda açıkçası daha önce duyuru niteliğinde bir yazı yazmadım, sadece adresi isteyenlere link yolladım.

Oysa facebook takipçilerinin sayısı artık azımsanmayacak sayıda...
2200'ü geçtik desem??
Şayet sizde facebook üzerinden takip etmek isterseniz adres burada.
İlginize teşekkür ediyorum.

NE DEMİŞ ?

"Türk kadınlarının en büyük süsü Türk oluşlarıdır.Onlar süslenmek için elmas veya zümrüt takınmıyorlar, belki üzerlerinde taşıdıkları o taşları süslemiş ve kıymetlendirmiş oluyorlar.Çünkü her Türk kadını canlı bir inci ve paha biçilmez bir pırlantadır."
demiş Lady Mary Wortley Montagu. İngiliz yazar ve Osmanlı döneminde İngiltere tarafından İstanbul'a elçi olarak atanan Edward Wortley Montagu'nun eşi...



15 Aralık 2011 Perşembe

EVCİL HAYVANLARDA TEKNOLOJİYE AYAK UYDURDU :))

Artık insanoğlu teknolojiyi yakından takip etmekle kalmıyor, ev halkından sonra evcil hayvanlarını bile ortama adapte ediyor.

Ben buna Bayıldımmm... :))



BERBAT GEÇEN BİR GÜNÜN SONUNDA...

Dün son zamanların en kötü gününü geçirdim.Sabah saatlerindeki keyifsizlik öğlene doğru yerini halsizlik ve uykuya bıraktı.
Öyle ki kafamı eğmek suretiyle üçer'er beşer dakika ile uyuklama ile kendimden geçtim ve daha fazla dayanamayarak işyerimden izin almak zorunda kaldım ki hayatta izin almayı sevmeyen biriyim.
Hatta bu konuda personelden, kullanmadığım izinleri kullanmam gerektiği konusunda telefon aldım.
"yok kullanmıyacağım" desem de sonuç değişmedi zorunlu izne ayrılacağım anlıyacağınız..
Anne olunca hasta olma lüksünü bile yaşayamıyorsunuz.
"Bir an önce iyileşmeliyim" diyerek anneme kendimi zor attım.Öyle uzun saatler uyudum ki, arada içtiğim ıhlamur, çorba vb. şeyleri rüya zannettim... 
Haftasonu çalıştığım için bugün doktora gittim şimdi ilaçlarla ayakta durmaya çalışıyorum.

foto.tumblr.com


12 Aralık 2011 Pazartesi

50 LİRA YERİNE 5 LİRA ...


Yıllardır alışveriş yaptığım büyük bir firmadan annem alışveriş yapmış.Kızıma 30 liraya aldığı atkı-bere takımı için kasada 100 lira vermiş.
İlerleyen saatlerde kasa personelinin kendisine verdiği para üstü içinde 50 lira yerine 5 lirayı görünce üzülmüş.O an anlamamış gözünden kaçmış belli ki...
Ben bunu duyunca geri dönmesini ve durumu anlatmasını istedim.Bu tür durumlarda işin en zor tarafı söylediğiniz şeyi ispat etmek neticede karşı tarafın inkarı ile karşılaşma olasılığı var.
"Yaş ilerledi eskisi gibi gözlerim seçmiyor,ne yapalım olacağı varmış dedi." gitmedi.

Benim içime sinmedi bu durum,yanlarında olsaydım fişide alıp giderdim,neyse telefonla yetkiliye bir şekilde ulaşıp durumu anlattım.Kasa hesabının bugün fazla vereceğini konuyu takip etmelerini rica ettim.
Yetkili kişi gereken hassasiyeti  göstererek ilgilendi, yaptığı açıklamaya göre de alınan güvenlik önlemleri dahilinde bu tür bir olayın kasıtla yapılmayacağı konusunda özürlerini bildirdi.

Dediğim gibi o kasadan alınan kapanışa göre kasa 45 lira fazla verdi.Bizi arayıp tekrar özür dileyip, parayı iade ettiler...

10 Aralık 2011 Cumartesi

KEŞKÜL NEDİR?


Keşkül Farsça  "çanak" anlamına gelen, gezgin dervişlerin kullandığı genellikle hindistan cevizi kabuğundan ya da metalden yapılmış iki ucu zincirli omuzda ya da kolda taşınan yemek kabına verilen isimdir.

Görünüm itibariyle bana patik ya da ayakkabıyı çağırıştıran bu kabın,nasıl taşındığı konusunda açıkçası zihnimde bir fikir oluşmadı.

Nette konuyla ilgili birkaç görsel daha var mesela bu sitede şayet bakmak isterseniz...



8 Aralık 2011 Perşembe

BABAYA EN GÜZEL HEDİYE...

Miguel Endara yetenekli bir çocuk. 
"Kahramanım" dediği babası için farklı bir hediye düşünmüş.
Kendi el emeğinden armağan, 3.2 milyon noktadan oluşuyor.
Ehhh bu da babalara değer.


Music by Bonobo - Noctuary

Created and Produced by Miguel Endara

7 Aralık 2011 Çarşamba

O FOTOĞRAFLAR...

Yaratıcının mucizelerini başka yerde aramaya gerek yok, mucize hemen yanıbaşımızda bir çiçekte ya da bir böcekte...


Dün gün içerisinde dönüp dönüp baktım,stresimi attım.İçim yaşam sevinciyle doldu ama birazda kıskandım sanırım, o yetenek bende olsaydı mesela bu fotoğrafları ben çekebilseydim dedim çünkü çok beğendim.







DAĞ DAĞA KAVUŞMAZ ...


foto. Vincenzo Cosenza

71 yaşındaki Hasan Hüseyin bey büyük salona geçip oturduğunda atölyeden yağlı boya kokuları geliyordu.Mümin bey  ise  arkadaşları ile öğretmen eşliğinde son tablosunun rütuşlarını tamamlamak üzereydi.Bir ara Mümin bey çay almak için salona geçti ve durdu.Hasan Hüseyin beyle göz göze geldi.

-Sizi bir yerden tanıyorum ama?? dedi Hasan Hüseyin bey.
- Hiç Adana’da bulundunuz mu??
-Evet babamın görevi nedeniyle ortaokulu Adana’da okudum dedi. Mümin bey.
-Hangi okul??
-….. …okulu.
-Tabii  yaaa ben sizin ortaokuldan sınıf arkadaşınız 191 Hasan Hüseyin.  :-O
-Hani  Hulusi’nin yanında oturan.

Tamı tamına   58 yıl  geçmiş.
Hatırladılar birbirlerini, eski günlerini  arkadaşlarını konuştular.

Çok etkilendim onları dinlerken işte o 58 yılı o arada hesapladım.
Atasözleri  boş yere söylenmemiş demek ki.
Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur “diye. 

5 Aralık 2011 Pazartesi

YAŞAYAN MÜZE İLE ESKİ ZAMANA YOLCULUK...

Beypazarın'da ki yeni keşfim Yaşayan Müze...
Çocukluğumuza döndük, hazırlıklı olun masallarla karşılıyorlar kapıda hoş bir sürprizle. :))
Giriş katı bir oyuncak müzesi adeta.




Eskiler bu dönme dolapla aç gelen  tanrı misafirlerine ikramda bulunurlarmış.Alan el,veren eli görmeden yemek tabağını koyup çevirirlermiş.Misafir içeri girmeden karnını doyururmuş...


Kurşun döktürme geleneği tarih oldu elbet, üst kata gelmişken yeni evli çiftimize kurşun döktürdük.
Nazar değmesin "maşallah" diyerek, aktı gitti tüm kem gözler...




Ihlamur baskı geleneği ve kalıplarını ilgiyle inceledik.Herşey hazır.
İsteyen kalıbını seçip baskısını yapıyor,cüzi bir ücret karşılığında...


Sonra Masalcı Nine'nin yanına geçtik.İlgi o kadar fazla ki, gittiğimizde büyük küçük dizilmiş içeride masal dinliyor.Sonra bizim ekip kuruldu minderlere yalnız masalcı teyze sorularda soruyor dikkatli dinlemek lazım masalı,sonra herkesin içinde gülünesi bir hal alıyor şakaları...



Bahçesi nefis...
Osmanlı'dan çeşit çeşit kahveler eşliğinde seçim yapabilirsiniz biz Kakule'li içmek istedik, falımızı da okuyarak.

Gazi Üniversitesi öğretim görevlisi Dr.Sema Demir'in kurucusu olduğu müzede görev alan genç arkadaşlar yine aynı Üniversitede Lisans ve Yüksek Lisans eğitimlerini sürdürmekte.

Onların katkısıyla yaratılan bu güzel ortamla tarihi konağın hakkı veriliyor...