11 Şubat 2011

SEKOYA...

Anavatanı Kuzey Amerika kıtası olan dünyanın en yaşlı ağaçları Sekoyalar oldukça hızlı büyürler…

Boyları ortalama 100-120 m, ömürleri 1000-4000 yıl arası değişir…

Güneş gören yerlerde sert ve nemli topraklarda yetişen ağaçların çiçek açmaları 200 yılı bulur…

Sekoyanın en güzel örnekleri California Milli Parkında gezilip görülmektedir…


sekoya

sekoya agaci

seqouia

Sekoya ( Sequoia) foto linkler

10 Şubat 2011

BUGÜNE DAİR "GÜNÜN SÖZÜ" ...

Sabah sabah kız kardeşimi işe giderken full aksesuar görünce "ohhh" dedim.Ben çocuğun kahvaltısı,elbisesi, çişi ile uğraşırken o hazırlanmıştı...

"Yok sende iyi görünüyorsun" dedi annem biliyorum kendimi iyi hissetmem için söyledi ve arkasından patlattı bir atasözü...

"Kızı kızken değil, gelinken gör.
Gelinken görme, çocukluyken gör.
Bir çocuk hiç çocuk,
Hele bir de iki çocukluyken gör..." :)))) Nasıl ama?

aile
foto.knuttz

09 Şubat 2011

BÖCEK PORTRE FOTOĞRAFLARI...

Thomas Shahan, makro çekimlerde uzman bir doğa fotoğrafçısı…

Çalışmalarını özellikle böcek portre fotoğrafı üzerine yoğunlaştırmış, anlamlı gözler, tombul kafalar, antenler ve tüylü bıyıklar kendisine modellik yapıyor…

Bizim anlık baktığımız görüntüler için o saatlerini harcıyor ve bunun oldukça zahmetli bir iş olduğunu anlatıyor ...

Üstelik bu işin riskleri de yok değil, bir böcek tarafından ısırılmak onun için an meselesi…

Sonuçta elde edilen inanılmaz fotoğraflar,böceklerin şaşırtıcı dünyasının pencerelerini açmakta…



Adult male Paraphidippus aurantius Jumping Spider (With Cannibalism Video!)

Erkek Zıplayan Örümcek


Anterior Median and Lateral Eyes of a Female Jumping Spider - (Maevia inclemens)

Dişi Zıplayan Örümcek


Female Striped Horse Fly (Tabanus lineola)

Dişi At Sineği


Eyes of a Holcocephala fusca Robber Fly

Shahan'ın en sevdiği çalışma "Haydut Sineği"

Blue Damselfly Face - (Argia sedula)
Gelin Böceği

Dragonfly Head

Yusufçuk kafası

Male Striped Horse Fly (Tabanus lineola)

Erkek At Sineği

Lady Bug (Cycloneda munda) looking at a Shell

Uğur Böceği Kafası

Macrophotography Setup

Fotoğrafların daha fazlası Thomas Shahan Flickr Sayfası.

Thomas Shahan Web Sitesi

08 Şubat 2011

BENİMLE EVLENİRMİSİN ?

İnanılması güç olaylar zinciri 1981 yılında Amerika’nın Boston eyaletinde yaşanan bir fırtına ile başlar…

Randolph Mantika evinin önündedir, güçlü bir şimşek sonrası düşen yıldırım Randolph’u bu dünyadan ayırır, çok sevdiği genç eşi yalnızlığa dayanamaz birkaç yıl sonra tekrar evlenmeye karar verir…

Başka bir kişiyle, başka bir şehirde, yeni bir başlangıç…

Damat Pepero mutludur, düğün gecesi sigara içmek için balkona çıkar, şehire yaklaşan bulutlar ardından bastıran sağnak yağış sonrası yıldırım düşer hem de damat Pepero’nun bulunduğu balkona, oracıkta can verir…

Genç kadın sinir krizleri geçirir olanlara inanamaz, geçirdiği depresyon sonrası yakınları bir kliniğe yatırır…

İyileşir yeni aşkla olanları unutmaya çalışır şansız kadın, klinikteki bir doktora aşık olur, evlenirler…

Bir gece telefon gelir acil hastaya yetişmesi gerekir doktorun, hava gene yağmurludur yıldırım düşer doktor tam da arabadan inmek üzeredir fakat sonuç kaçınılmaz olur, o da ölür…

Uzun tartışmalara sebep olan bu ilginç olay Londra Üniversitesi uzmanları ve ünlü İngiliz tarihçilerinin hazırladığı “İki Yüzyıl içinde Yaşanan İnanılmaz Rastlantılar” isimli çalışmada yer alır…




foto.

İSTEMİYORUM, TEŞEKKÜR EDERİM...

bodyguard

İstemediğim halde, bana zorla yeni versiyonunu yükletmeye çalışan MSN' e bende ısrarla teşekkür etmeye devam ediyorum.. :)) :))

Ne demiş Mevlana;

"Yüzde Israr Etme Doksanda Olur, İnsan Dediğinde Noksanda Olur, Sakın Büyüklenme Elde Neler Var, Bir Ben Varım Deme Yoksanda Olur..."


foto.knuttz

07 Şubat 2011

FOTOĞRAFIN DİLİ OLSA...

child

zafer işareti yapan korkusuz çocuk şöyle der;

"bu oyunu kaç kez oynadım,sayısını ben bile hatırlamıyorum..."

06 Şubat 2011

BEYN’LERE ÖZGÜRLÜK…

Yaşı küçük ( düzeltelim bizden daha genç diyelim) fakat düşünceleri yaşından büyük tecrübeli blogger Barış Ünver ’e dava açıldığını şimdi öğrendim.

Yazısını yorumlara kapattığı için buradan kendisine “iyi şanslar” diler,en içten saygı ve desteklerimi yollarım…

beyn.org

05 Şubat 2011

HUYSUZ FİL (Sengi)...

Kaç kamera kullandın?

En önemlisi, o küçük memelinin oralardan geçeceğini nasıl bildin?

~~~~

Doğu Afrika ülkesi Tanzanya'da Hollywood aksiyon filmlerine taş çıkarırcasına bir kovalamaca yaşanıyor...

Huysuz Fil olarak adlandırılan memeliye o bölgede "Sengi" deniliyor...

Boyutlarına rağmen oldukça çevik ve zeki.Bu hareketleri sayesinde hayatta kalması bence olağan...

bknz.Sengi

“ANNE BUGÜN TATİL Mİ? HERKES ANNEANNESİNE Mİ GİDECEK ?”

Minik prensesimin tatil anlayışı böyle…

“Anne bugün tatil mi? Herkes anneannesine mi gidecek?” diye sorunca eskilere gittim…

Onca toruna rağmen Anneannem büyük bir özlemle karşılardı beni.
Olabildiğince şımartır,uzun uzun sarılır öpücüklere boğardı…

İki numaralı ama en çok emeği geçmiş torun olmanın gururunu küçük olduğum için o zamanlar anlamazdım elbet, nazlanır her dediğimi yaptırırdım…

En sık sorduğum soru;
“Anneanne bana yumurta boyuyacakmısın?” olurdu.

Soğan kabuklarını alır yumurtayla kaynatırdı.Anneannemin kahvaltı sofrasında, o kırmızı boyalı yumurtaların tadı hiçbir yerde olmazdı…
ifsak org

02 Şubat 2011

SENEYE NOBEL’E BEN DE ADAYIM… :-o


Dinamiti bulan İsveçli Alfred Nobel, bu icadıyla savaşa katkıda bulunmuş olmaktan öyle büyük pişmanlık duymuş ki vasiyet etmiş her yıl “bir önceki yıl insanlığa en çok hizmet eden beş kişiye ödül verilsin” demiş… (ehhh pek yakışmış)



~~~~~~

Nobel Derneği 1901 yılından başlayarak fizik,kimya, tıp, edebiyat ve barış dallarında ödülü vermeye başlamış.Bunlara 1969 yılında “ekonomi” ödülü de eklenmiş… (ne iyi olmuş)

~~~~~~

Kurallar gereği Nobel ödülüne aday gösterilen kişilerin kimlikleri asla açıklanmıyor ve bununla ilgili tüm kayıtlar 50 yıl boyunca gizli tutuluyor, şayet kişiler kendilerini aday gösterirlerse anında diskalifiye oluyorlar… (yani kaynakların anlattığına göre öyle.)
~~~~~~
Şayet Nobel ödülü almak isteyipte alamıyorsanız,1991 yılından bu yana “Olanaksız Araştırmalar Tarihi” tarafından “yapılamayan ya da yapılmaması gereken bilimsel çalışmalara” verilen Ig Nobel ödülü ile şansınızı deneyebilirsiniz , seneye kadar kulis yapıp bende şansımı bu branştan denemeye karar verdim.Nasıl olsa ödüle herkes aday gösterilebiliyor artık

NE DEMİŞ ?

"Bir insan treni kaçırırsa başka bir tren gelir onu alır.

Bir ulus treni kaçırırsa başka bir ulus gelir onu alır..."

Özdemir ASAF

tren



foto.knuttz

01 Şubat 2011

LAPA LAPA LÜTFEN...

kar

Biraz önce sevinçle koştum cama ancak sevincim yarım kaldı... :((

Bir durup bir yağmak olmaz, şöyle çokça hani derler ya "Lapa Lapa" lütfennn ...

ARAMA (!) KURTARMA (!) :))))

helikopter
Kanada’da selin vurduğu bir Kızılderili köyüne hükümet acil helikopter gönderir…
Arama kurtarma çalışmalarını yürüten helikopter pilotu tüm gün boyunca uğraşır ancak çalışmaları bir türlü bitiremez…

Duruma oldukça şaşıran pilot, merak edip selden kaç kişi kurtarıldığının hesabını yapar.Köy nüfusundan yüzde 30 daha fazla kişi kurtardığını anlayınca şaşkınlığı biraz daha artar…

Yapılan kısa araştırma sonrası durum anlaşılır.Kızılderililer helikoptere ilk defa binmenin mutluluğuyla önce kurtulup sonra kendilerini tekrar tekrar suya bırakmaktadır…

Pilot aynı adamı beş kez kurtardığını anlayınca olay çözülmüş olur. :)))


foto.knuttz
kynk.baskent üniv.yayını

GÜNÜN SÖZÜ...

Lomonosov Moskova Devlet university

"İçin temiz olmadıktan sonra hacı hoca olmuşsun; kaç para !

Hırka, tespih, post, seccade güzel ama Tanrı kanar mı bunlara?


Ömer Hayyam


BİR YEŞİLÇAM EMEKÇİSİ...

Yeşilçamın vazgeçilmez babacan rollerinin aktörüydü o…

Bazen mütevazi bir balıkçı, bazen marangoz, bazen demirci…


Cüneyt Arkın vefatından kısa bir süre önce ziyaret etmiş Kadir Savun’u ve o günü şöyle anlatmış…

" Kadir Savun kocaman bir şefkat ve dostluktu. Herkesin derdine koşturur, üzgün, kederli arkadaşlarını güldürebilmek için hep soytarıyı oynardı. Hastalandı. Ölüm döşeğindeydi. Ziyaretine gittim. Hayata küskün iri suratını dünyaya çevirmiş, hüzünlü yüzü duvarda, koca, kara gözleri çaresiz öylece yatıyordu.O neşe, iyimserlik dolu adamı ne yapsam konuşturamadım, birazcık olsun gülümsetemedim.Bir ara inler gibi dedi ki: "Ah ! Şimdi bir film setinde olsaydım" .Öksüz bir çocuk gibi iç çekti. Yüreğim yandı.

Kadir Savun 'a bir ihtimal bir filmde çalısma imkânı verilseydi; yaşardı



bknz. Kadir Savun

30 Ocak 2011

AŞIKLAR NEDEN KİLO VERİR ?

Hoş herkeste durum aynı olmayabilir, bana sorsalardı Mesude Erşan’ın yazısını okumadan önce bu kilo verme “tamamen fiziki kaygılardan”derdim.

“Yemeden- içmeden kesildi yazık” demeden olayın bilimsel açıklamasına bakmak gerek.Durum o kadar da vahim değilmiş…

Şöyle ki ;Dahiliye Uzmanı Dr. İsmail Yağız aşıkların beyin MR görüntüleri üzerinde yapılan incelemelerde “Dopamin” isimli hormonun daha fazla salgılandığını , bunun beyin sağ lobundaki aktiviteyi hızlandırdığını, enerji artışının yanı sıra uykusuzluk,sürekli karşı tarafa odaklanma , tokluk merkezinin uyarılması ve açlık duygusunda his kaybolması, kalp atım hızının artması, stres hormonu “Noradrenalin” fazla salgılanması ve bununda yağ yakımını sağlayarak kilo kaybının oluşması şeklinde olayı özetlemiş …

kilo

Tabii yine farkında olmasakta kan akımındaki artış,hafıza ve becerileri de artırıyormuş.İşte o nedenle olayları ayrıntılarıyla hatırlayabiliyor,olumsuz durumlar için çözümler üretiliyor.Yani bu dönemde beyin tahmin ettiğimizden daha iyi çalışıyormuş.:))

KAHVE TERMOSU BİÇİMİNDE HOPARLÖR...


Sony firmasının kahve termosu görünümünde ürettiği SRS- V500IP hoparlör, "Circle Sound-Stage" sistemi sayesinde sesi tüm mekana 360 derece dağıtıyor.

Hoparlör iPod /iPhone şarj istasyonuyla birlikte satılıyor.Diğer medya çalıcıları için 3,5 mm'lik giriş mevcut.

Fiyatı 240 Dolar.

29 Ocak 2011

KÜÇÜKLERİN GÖZLERİNDEN,BÜYÜKLERİN ELLERİNDEN ÖPMÜYORUM !!!

aile

Kuş, domuz,at, keçi türevi herneyse bende modayı takip ettim ve en sonunda serildim boylu boyunca...

İğne vurulup öyle işe gidiyorum.Daha kötüsü, ondan ona derken virüs aile içinde yayıldı ve hepimiz hastalandık.

Oysa zor hastalanan bir yapım var ya da ben öyle zannermişim.Eklem ağrıları,halsizlik ve öksürüğün karın bölgesinde yarattığı baskı felaket...

" Zamanın birinde emrivaki yapılarak (aslında zorla demeliyim) annemlerin gün toplantısına davet edildim.İçeriye girdiğim anda herkes ayağa kalkınır gibi oluyordu ki ben başımı salondan uzatarak (sırf hepsini tek tek öpmemek için ) "herkese merhabaaaa,iyi eğlenceler" diyerek mutfağa kaçtım." Günlerce kibirim ,ukalalığım konuşuldu annemden bir sürü azar işittim...

Oysa kendimce iyi birşey yaptım.Kimseyi öpmedim.Onları kendimden,kendimi onlardan korudum...

Kabul dostça kucaklaşmanın yerini hiçbirşey tutmaz ama özellikle şu kış günlerinde öpüşme adetinden artık vazgeçelim...

Önceki yıllarda ki gibi değil,hastalık bir türlü iyileşmiyor. :((( :(((

Herkese sağlıklı, güzel bir hafta sonu diliyorum.


foto.knuttz

DENİZ DİBİNDEKİ İLGİNÇ BİTKİ...

İşin açıkçası video için bayağa vakit harcadım ancak nedir ?nasıl bişeydir ? hiçbirşey bulamadım...

Bu anlamda içimizdeki biyolog arkadaşların fikirlerini almaktan memnuniyet duyarım.

Görüntüyü kime izlettiysem,"O ne yaw,ben olsam anında oradan tüymüştüm" gibi tepkiler aldım.Deniz dibindeki bitkinin vermiş olduğu ani tepki oldukça ilginç...

26 Ocak 2011

KURŞUNLUHAN 'DA ZAMANA YOLCULUK...

“Düşünsene,şu an yemek yediğimiz bu yerde yıllar yıllar önce develer dinleniyormuş.Duvarlarda gördüğün delikler hayvanları bağlamak içinmiş,restore edilirken aslına sadık kalınmış doku hiç bozulmamış tıpkı 600 sene evvel nasılsa öyle bırakılmış.” dedi Kaptan…

Ne zamandır söylüyordu ,hadi çantaya birer eşofman at gidiyoruz dedi ve apar topar getirdi beni bu kervansaraya...

Yalan değil isteksizdim,oflaya puflaya geldim taaa ki büyük kapıdan içeri girene kadar…

Kastamonu merkezinde, Fatih Sultan Mehmet’in dayısı İsmail Bey yaptırmış tipik Osmanlı mimarisi, tüccarlar için konaklama ve ticaret merkeziymiş.Uzun yıllar iyi kiralar getirmiş gözde bir merkezmiş.Sonra yılların acımasızlığına dayanamış , bakımsızlıktan dükkanlar depo olarak kullanılmış...

90’lı yılların sonunda restore edilmesine karar verilmiş.2008 yılından sonra da turistik otel olarak hizmet vermeye başlamış…


kursunluhan 1


Zamanında duvarlar kurşun kilitlerle örülmüş,sıcağa ve soğuğa dayanıklı olsun diye binanın bunca yıl ayakta kalmasının sebebi bu, taşlar çatlamamış hiçbir yerinde tahribat olmamış kullanılan kurşun sayesinde, İşte ismi de buradan gelmekte…

Oda kapıları sanki çocuklar için yapılmış.Ufacık , başınızı eğerek giriyorsunuz.Sebebini sonra öğrendim.Osmanlı inceliği saygıdan hizmetli içeri girerken başını eğerek girsin düşüncesiyle yapılmış…

kursunluhan 3

Bahçe müthiş güzel, kış soğuna rağmen sıcak kahve eşliğinde manzarayı seyrettim.Büyük ana kapı üzerinde küçücük bir kapı dikkatimi çekti.Ticari mallar, develer vs.. çalınmasın diye belli bir saatte han kapıları kilitlenirmiş.O saatten sonra gelen olursa bu küçük kapıdan giriş yaparmış.Öyle ki birşeylerin çuvalla çalınma ihtimaline karşı bu kapıda özellikle küçük yapılmış…


kursunluhan 2
kursunluhan 7
kastamonu 2
kursunluhan 6
kursunluhan 4
kursunluhan 9
Otelde bizden başka misafirler de vardı :))
kursunluhan
kastamonu
kursunluhan 5

Tarihi mekanları sevenler için harika bir öneri Kurşunluhan, gezilip görülesi hatta bir kaç gece konaklanası bir mekan tabii yoğunluktan yer bulunabilirse…:) :) :)

 8

23 Ocak 2011

GOOGLE ARAMA MOTORUNDA KELİMENİZ KAÇINCI SIRADA ???

Google arama motorunda kelimeniz aratıldığında sitenizin kaçıncı sırada çıkar? Bilmiyorum daha önce merak ettiniz mi?…


Mesela ben daha önce “Gezegen İsimleriyle” ilgili bir yazı yazmıştım.(Neticede verdiğimiz bilgiler elbet bir gün birinin işine yarayacak.Öyle değil mi? )
Google’da bu kelimeleri arayan herhangi bir kişi yazımı kaçıncı sırada bulur? Siteniz bu kelimeler için kaçıncı sırada ?İşte bunu tesbit için “Google Position Finder” kullanılıyor. Verileri girdiğimde 10.sırada olduğunu gösterir tablo geldi karşıma.Tabi arama sonuçları içinde olmaması da mümkün. O zaman arama yaptığınız kelime üzerinde değişiklik yaparak tekrar deneyiniz…

Sonuç sayısı bölümünü ilk 100 siteden 500 siteye kadar değiştirebilirsiniz…



*07.02.2013 notu: yukarıdaki linkin gün itibariyle açılmadığını farkettim, arama motorlarında kelime sıralamanızı öğrenmek için başka sitelerde mevcut."google position finder" diye arama yapabilirsiniz, mesela http://www.positionfinder.net/ şu an aktif ama bir yıl sonra link boşa çıkabilir tıpkı geçen yıl yayınladığım yukarıdaki link gibi...

Yazımın güncelliğini kaybetmemesi açısından bu notu düşme gereği duydum.

"ASAYİŞ BERKEMAL" DERKEN...


"Dün gece silahçı Zihni Efendi'nin dükkanına bir müşteri gelmiştir.Meçhul adam Zihni Efendi'ye "Bir brovning ver.En iyi cinsinden olsun "demiştir.

Meçhul müşteri gayet güzel bir silah beğenmiş ve "Bu iyi patlar mı?" diye silahçıya sormuştur.Silahçı "Evet" cevabını verince müşteri silaha altı mermi doldurmuştur.Bundan sonra meçhul adam silahı Zihni Efendi'ye çevirmiş "Davranma yakarım,eller yukarı" dedikten sonra çekmecedeki paraları alarak kaçmıştır."


:))) 5 Temmuz 1928 -Milliyet gazetesinde yayınlanan bir haber...

~~~~~~~~

BOYNUZLU ŞEYTAN KERTENKELESİ...

Susuzluk her yerde başa bela,neyse ki doğa gereken tedbirleri önceden alarak dengeyi sağlıyor,tabii bir yere kadar...

Orta Avusturalya çöllerinde susuz kalan boynuzlu kertenkele su ihtiyacını bakın nasıl karşılıyor?


21 Ocak 2011

KELİMELER BİTTİ...

Arkadaşlığımızı bitirmek için geçerli nedenlerim vardı,uzun uzun detaylandırmak istemiyorum şimdi…

Tabiî ki bu kolay olmadı, hayli sıkıntı yarattı derin düşüncelere itti beni ama böylesi daha hayırlı oldu…

Senelerin verdiği alışkanlıklar bir an da bitmiyor.Önce aramamaya başladım, o arayınca da çeşitli mazeretler buldum.

Kaptan, zaman zaman “böyle olmaz” dediyse de dinlemedim"sen onlarla görüşmek istiyorsan görüş ama benim için bitti" dedim…

Evet çok şey paylaşıldı önce aynı şehirde,sonra tayinler nedeniyle başka şehirlerde ama kalpler hep bir, irtibatı koparmadan…

Özellikle istedim “nikah şahitlerimiz onlar olsun” dedim,planda yoktu ama beyaz arabaları gelin arabamız oldu mesela…

Sonra daha da mutlu olduk tekrar aynı şehirde tıpkı eski günlerdeki gibi yemekler yaptık yedik, gezdik yeri geldi dertleştik…

Sonuçta yollar ayrıldı elbette hiç unutmadım onu, onları...

Şimdi olsa aynı kararı alırmıydım? emin değilim...

bambi


Yıllar sonra bir gece rüyamda gördüm arkadaşımı hayli sıkıntılı ve düşünceli hani derler yaa “sabaha kadar uğraştım”…

Birkaç gün sonra aklıma gelen rüya ve neler yaptığını öğrenme duygusu ile nette arama yaptım.Bulmak hiçte zor olmadı…

Açık olan face profiline bakarken okuduğum başsağlığı mesajları şaşırttı önce bir öğrencisi falan sandım çünkü tanımadım, kucağımdan inmeyen,annesi işteyken oyun oynayıp mamasını yedirdiğim,”çocuğum olursa böyle güzel olsun” dediğim o küçük adamı tanımadım…

Ölüm 14 yaşındaki bir bedene yakışmıyor , 5-6 ay geçmiş üzerinden resmen şoktayım…

Gözyaşları içinde aradım Kaptan’ı “mümkün mü ? olabilir mi?” yok yaaa yanılmış olabilirsin dedi önce “telefonları var bende ama değişmiş midir kaç sene oldu??”…

Aradık, buğulu bir ses açtı telefonu numara aynı…

Böyle bir şeyi sormakta zor,seneler sonra niye aradık? Ne oldu? Doğruymuş okuduklarım.

Bir rüya nereye getirdi.Nasıl yönlendirdi ? Garip,tuhaf işte…

Bu acı haberi nerden ve nasıl öğrendiğimizin önemi yok aslında ortak arkadaşlar var nasılsa duyulurdu belki seneler sonra…

O an ses yok, kelimeler yok bende…

Önce beyler konuştu sonra aldım telefonu, bir kelime, bir cümle sonra dakikalarca telefonda ağlamayı seçtik…

Her ne olursa olsun,arkadaşımı acılar içinde bulmak üzdü beni…

Allah’tan onun için sadece sabır diledim, elimden başka bir şey gelmedi …

20 Ocak 2011

İLGİNÇ BİR RASTLANTI ÖYKÜSÜ…

Lafı dolandırmadan önce olaydan bahsedeyim…

Ünlü aktör Anthony Hopkins, “Petrovka’lı Kız” isimli kitabı aramakta ama bir türlü bulamamaktadır.Kitabın yazarı George Feifer’ın telefonunu bulur durumu anlatır.İlgi karşısında memnun olan yazar, iki hafta içinde kitabı kendisine ulaştırabileceğini söyler…

Hopkins bu telefondan sonra evinden çıkar ve ulaşım güçlüğünü düşünerek metroya binmeye karar verir…

Metrodaki yerini henüz almışken kafasını çevirir ve yandaki koltukta aradığı bu kitabın unutulmuş olduğunu görür…

George Feifer ve Anthony Hopkins olaydan kısa süre sonra bir araya gelir.Hopkins, metrodaki o kitabın yazardan çalınan özel sayılı ilk baskı olduğunu öğrenir… :) :) :)

Anthony Hopkins


*Annecim hep der ki “Allah yağmumu isteyene,yağmumu, balmumu isteyene balmumu verir” bana çokta anlamlı gelmez ama sonuçta pozitif düşünce gücünün insanların isteklerinde ne kadar katkısı olduğunu anlatan bir sözdür bu…

Arkasından kızkardeşimi örnek verir, evet bu sözün doğruluğu kardeşimle kanıtlanmıştır.O arzu ettiği şeyleri önce istemiş,sonra gerçekleştirmiştir.Ben yapamadım bunu ama onun adına hep mutlu olmuşumdur.

Yukarıdaki olayda, artık nasıl bir tesadüftür ya da istektir “keşke daha başka bir şey isteseydim” demez mi insan?


foto. foto.
diğer Yaşanmış Hikayeler için tık tık.

19 Ocak 2011

İZLİ –YORUM

Bana göre bu yıl iki dizi ipi göğüsleyecek.Geçen yıl dizilerden epey kazanç sağlayan Kanal D “Öyle Bir Geçer ki Zaman” dışında aradığını bulamayacak…

Show Tv’de durdu durdu turnayı gözünden vurdu.Çarşamba günü diğer kanallar bana göre sinek avlar artık…

İkisinde de tema aynı aslında, ikinci bir kadın, entrika ve de çocuk…

Seyircide merak uyandırmak için yeterli sebep…

Benim gibi dizi izlemeyen birini bile 2-3 haftadır esir ettiler.Helal olsun valla…


cat
foto.knuttz

18 Ocak 2011

TIP DÜNYASI BU ADAMI KONUŞUYOR…


İtalya’nın Napoli kentinde yaşayan Cardo Sangermano başına isabet eden kurşunla hastaneye kaldırılıyor…

Acil ameliyata alınması beklenen Sangermano, aniden hapşırıyor ve başındaki kurşun burun deliğinden dışarı çıkıyor…

Doktorlar sağ gözünün arkasından burun kemiğine giren kurşunun bu şekilde dışarı çıkmasını mucize olarak nitelendiriyorlar…

SİMİTİN 4 TANESİ NEDEN 1 LİRA ?

İşin sırrı çözüldü…

Sabah kahvaltı yapmadan çıkmışız, sorun değil sardır bir simitçiden 4 tane simit, yanında üçgen peynir birde çay missss gibi kahvaltı işte…

Hem ucuz, hem de doymamak mümkün değil.

İyi de neden 1 lira bu simit ? dedik mi bugüne kadar…

Valla ben demedim afiyetle yedim.

Sırrı susamdaymış kilosu 10 lira olan susam yerine Çin’den ithal kilosu 2 lira olan susamı kullanınca fiyat böyle oluyormuş…

Hadi yemeye devam edelim denetimden geçmemiş Çin malı susamları.

Önce sağlık mı??

Hııı, O da ne??


~~~~~~


* Uyarı için Sözcü gazetesine teşekkür ederim.

foto.

NE DEMİŞ ?

Gitarı kadınlara benzeten Özdemir Erdoğan şöyle bir tanımlama yapıyor…

“Bunlar hanımlar gibidir,elinizi üstünden ayırmayacaksınız .Bir an bıraktınız mı hemen kötü sesler çıkarırlar.Ne kadar emek verirseniz o kadar verim alırsınız,bu kadınlarda da böyledir.” :)) :)) :))

17 Ocak 2011

SU KÜÇÜĞÜN, SÖZ BÜYÜĞÜN MÜ ?

sus kucugun soz buyugun

Sıkça duyduğumuz ya da kullandığımız “Su küçüğün, söz büyüğün” atasözünün doğru kullanımı “Sus küçüğün, Söz büyüğündür.”

Geleneklerimizde büyüğe gösterilen saygıyı vurgulamak amacıyla kullanılan söz, “Büyükler konuştuğu zaman, küçükler saygı gösterip dinlemelidir" manasındadır…


foto.knuttz

16 Ocak 2011

BİLİNMEYEN ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ FOTOĞRAFLARI…

Kaptan’ın bir arkadaşı vasıtasıyla elime geçti çiftlik fotoğrafları 1927 yılına ait…

Sayıca fazla gönül ister ki hepsini gösterebileyim, içlerinden beğendiklerimi kolajlayabildim…


atatürk orman 3

atatürk orman ciftligi

Cumhuriyetin ilanından sonra seçilen "Ağaç bile yetişmiyor, burada insan nasıl yaşar?” denilen bir arazide çalışmalar başlıyor…

Önce toprak sahiplerinden en yüksek fiyata araziler satın alınıyor,ardından hazineye devir işlemleri yapılıyor…

"Burada bir çiftlik kuracağım. Bu çiftlikte


15 Ocak 2011

GÜNÜN SÖZÜ...

Fazla dile getirmek istemiyorum, şimdi söylerim herşey tersine döner kendi kendime nazar ederim geçmişte hep öyle oldu. :))

Garip olaylar duruldu işyerinde, gerçi birebir benle alakalı değildi ama adalet isteyen ruh yerinde durur mu? içim kıpır kıpır birşeyler yapma çabası..

Neyse eden buldu cezasını, mağdur olanlarda şimdilik rahat alıyorum haberlerini...

İnsanlar birikimleriyle, duruşlarıyla saygınlık kazansın bir yerlere gelsin entrikaya hiç gerek yok öyle değil mi?

Herkesin hafta sonu güzel geçsin...

kuvvet


"İnsanlarn zayıf anında yanına gelerek, İyilik yaparmış gibi görünüp
aslında seni kullanmalarına izin vermeyecek kadar güçlü ol." P.Brunton

AMAN PETROL ,CANIM PETROL ARTIK SANA MUHTACIM PETROL…

“Hadi yatma zamanı geldi “dedi ve kapattı televizyonu rahmetli dedem.Nasıl bir izleme isteği Eurovision’u…

Herkes uyuduktan sonra ayak parmaklarımın ucunda ilerleyerek sessizce tekrar açtım…

Birkaç dakika geçti geçmedi dedem uyandı söylene söylene tekrar kapattı,bir türlü izin vermedi o gece içimde uhte kaldı…

İşte her sene Eurovision’u izleme takıntım böyle başladı…

O sene kimse Ajda’yı anlayamadı,çünkü şarkının sözleri hayli garipti…

Demek ki onu anlamak için bir 30 sene geçmesi gerekiyormuş.Şimdilerde bir anlam kazandı bu şarkı… :) :)



Yıllar yıllar önce Amerika’da insanların henüz petrolün enerji ile ilgili özelliğinin fark etmediği zamanlar, küçük şişelere doldurup üzerini etiketliyerek sağlık toniği olarak sattıklarını duymuş muydunuz?

Ya petrol zengini Bakü’de bir zamanlar köylülerin toprakta bir delik açıp içine yanmakta olan bir kömür atarak ısındıklarını???

Maalesef biz o kadar şanslı değiliz kaynaklarımızı bol keseden kullanamıyoruz, sesimizi de duyuramıyoruz.Bize hep kemer sıkıp tasarruf etmek kalıyor …

Mesela ben, benzin almam gerektiğinde bunu akşamdan yapmayı tercih ediyorum.Çünkü düşük sıcaklıklarda benzinin yoğunluğu artıyor ve daha ucuza geliyor.Benzin pompaları verilen yakıt miktarının yoğunluğunu ölçerek çalışıyor…

Bunun yanında arabayı yüksek hızda sürerken camları kapalı tutmak gerekiyor.Çünkü açık camlardan giren havanın yarattığı direnç aracın yakıt verimliliğini %10 düşürüyor…

Arabadaki düzende önemli çöp niteliğindeki eşyaları boşu boşuna taşımak kilometrede % 2 düşüşe neden oluyor…

Son olarak benzin kapağının sıkıca kapatılmış olmasına dikkat edelim.(bende üşengeçlikten bunu hep ihmal ederim) Çünkü kapaksız ya da kapağı iyice kapatılmamış depolardan sızarak havaya karışan yakıt miktarının yılda yaklaşık 45 litreyi buluyormuş…

Aslında yazık halimize nelerin hesabını yapıyoruz öyle değil mi?
“Akmasa damlar misali “ bilmem anlatabildim mi?

foto.