18 Mayıs 2011

1978 ELELE DERGİSİNDEN REKLAMLAR...

Lıkır lıkır içtiğimiz Mis Süt vardı çocukluğumda, hala var mı bilmiyorum?



Arap bacı olmanızı garantileyen güneş kremi Delial...


  

Banu Alkan'ın burada 16 yaşında olduğunu farzetsek, işte gerisini siz hesaplayın :))


    

GÖKKUŞAĞININ ALTINDAN GEÇSEK ...


BETA

Kurbağa,su kaplumbağası,kuş, tavşan derken bir dönem beta cinsi balık besledim hem de epey bir süre.
Adını "Efsane" koymuştum.(sahne adı gibi :)) En sevdiğim şey zaman zaman onu kızdırmaktı.Akvaryuma aynayı yaklaştırdığımda kendi görüntüsüyle kavga ederdi.Besleyenler bilir betalar hırçın olur ve tek yaşarlar.

Benim baktığım bordo renkliydi bu renkte olanını ilk defa görüyorum...


15 Mayıs 2011

BİR KÜSKÜN BLOGCU ...

Zahmetle seçip kolajladığım  yazımı geri yüklemiş blogger yutmamış yani, yorumları silmiş ama buna da şükür diyelim.Gerçi dün Reader'da görünüyordu yazılar fotoları oradan kaydettim.
Blog yedeklemesini de en son iki ay önce yapmışım yeni farkettim.Oysa sık sık yedek alırım  yoğunluktan unutmuşum demek ki...
Neyse tüm bu olanlara rağmen yinede kızgınlığım tam geçmiş değil.
Her ne kadar ben  çalışıyor olsamda, herkese güzel bir  tatil günü diliyorum..



"Hayaller ve gerçekler yarışır. Hayaller hep önden gider; ama her zaman gerçekler kazanır".

13 Mayıs 2011

KABAK TADI VERDİN BLOGGER ...

KAPANDI AÇILDI, YOK DAHA AÇILMADI...
ACABA AÇILDI MI? NİYE AÇILMADI ?
SORUN VAR  ŞU AN KAPALI DERKEN İYİCE KABAK TADI VERDİN BE GÜZELİM...
BURADA HOŞ ŞEYLER  PAYLAŞMAK İSTERKEN OLACAK İŞ Mİ ŞİMDİ?
BAK DÜN GİRDİĞİM YAZILARI DA SİLMİŞSİN...
İYİSİN,GÜZELSİN, BÜYÜKSÜN, BU İŞTE UZMANSIN DİYE SENİ SEÇTİM, EHHH  ÇOCUK DA DEĞİLİM  BU TÜR OYUNLARA  VAKTİM YOK ...
YAZMAYI DÜŞÜNMÜYORUM ARTIK ÇÜNKÜ İÇİMDEN GELMİYOR ...

*ayakkabıları hoşuma gittiği için ekledim.

12 Mayıs 2011

YAZA MERHABA ...

Güne çiçek kokuları içinde ve su sesini dinleyerek başlamak iyi geldi.Köyün sakinliği bir yandan çocukların neşesi moral oldu.Yaza ilk "merhaba"mızı gönderdik...

İki gün önce Ankara güneşliydi,bugünse yağmurlu....





                                           

11 Mayıs 2011

GOOGLE DOODLE ...




Martha Graham kimdir bilmiyordum ama Google'ın bugün için hazırladığı  doodle müthiş olmuş.:))

Hatta bugüne kadar hazırladıklarının içinde en çok bunu sevdim.

Bize ait özel gün tasarımları  yurtdışında yayınlanmıyor diye biliyorum ama ben onlarında bizim kültürümüzü tanımasından yanayım.Mesela Hz. Mevlana için böyle bir şey tasarlanabilir.Çokta iyi olur...

10 Mayıs 2011

09 Mayıs 2011

YILAN NEDEN TIP SEMBOLÜDÜR ?


Tıp kelimesi kaynağını eski Mısır şehir TEB (Thebai)’den alıyor.

TEB şehri o dönemde Mısır’ın en önemli tıp merkezlerinden biri ve geleneksel inanışa göre Teb şehrinin simgesi yılan kabul ediliyor.

Sanat tarihi eserlerinde yılanın ilk defa tıp sembolü olarak kullanılması ise Sümerlere dayanıyor.Sembolde yaşam ağacına sarılı bir dişi bir erkek yılan görülüyor.Bu sembolde sopa yaşamı,yılanlar ise (kadın –erkek ) gençliği temsil ediyor.

Yunan mitolojisinde tanrı Zeus’un önce öldürüp sonra Tıp tanrısı ilan ettiği Asklepios,tıp sembolündeki asaya sarılmış yılanla bütünleştirilmiş.
Asklepios’a göre hekim yılan gibi olmalı sırrını kimseye söylememeli,sabır ve sükun içinde çalışmalıdır…

İslam ülkelerindeki kıssalarda ise Lokman Hekim,ölümsüzlüğü keşfettiği formülünü heyecanla geçtiği köprüden düşürüyor.Otlar Lokman Hekim geri alamadan bir yılan tarafından  yeniliyor.Yılan o günden sonra  yaşama gücünü ve sağlığı temsil ediyor…

Yılanlı sembol, bugün tüm dünyada sağlık bilimlerini (hekimlik,diş hekimliği,eczacılık ve veterinerliği ) temsil ediyor…

SAYILARLA ...

Siyasi bir programda, konuk koltuğunda oturan oyuncu Lale Mansur'a sorulmuş o da  "Bence Türkiye'de ki en önemli sorun işsizlik falan değil" demişti.Bu cümleyi unutmuyor olmamın sebebi sonrasında anlattıklarıdır elbet...


Neyse lafı uzatmayalım, Milliyet'in şuradaki haberine göre; Ocak 2011 itibariyle Türkiye'de işsiz sayısı 25 ilin nüfus toplamına ulaşmış...


İzleyici gözüyle bunu okuyunca o programramda ki konuşmaları hatırladım...


ANNE ÖRÜMCEK ...

Hayretler içinde izledim. :-o

08 Mayıs 2011

Çekici elinde pusulası belinde Domatesi ezilmiş çantasının dibinde…

Başlık, öğrencilik yıllarımdan kalan  küçük bir anı.Aslında epey uzun bir şarkı, tamamı dönem arkadaşlarımla birlikte yazılmıştı,ekmeğini taştan çıkaran jeologlara ithafen.:))
"Kızılcıklar oldu mu?" şarkısının müziğini  kullandığımız da süper bir şey çıkmıştı ortaya daha dün gibi...

İşte o çalışmalar esnasında özenle toplanan numuneler zamanla birikti,içlerinden en güzelleri ayrıldı küçük bir kolleksiyon oluşturuldu fakat bugüne kadar bunları blogda sergileme düşüncesi olmadı bende...

Jeoloji çalışma alanı geniş bir bilim dalıdır.Her ne kadar ülkemizde değer görmese de,gelişmiş ülkelerde bakanlıkları kurulmuştur...

Bu bilime dair güzellikleri sınavlar esnasında görmeniz pek mümkün olmasa da :)) mezuniyet sonrası  daha bilinçli ve akılcı davranmanız olasıdır...

Daha fazla sizi sıkmadan sadede geleyim, her ne kadar bugüne kadar değinmemiş olsam da kayıtsız kalamadım, nette karşıma çıkan bu şahane ve de nadide mineralden bahsetmek istedim...

Görmediğim birşey hakkında, hele de fotoğraf üzerinde yorum yapmak zorladı beni.Tahminlerse tutmadı ne yalan söyliyim.Sosyal hayatım ve çocuktan sonra kalan zamanda yapılan aramalar bir kaç gün sürdü, katkılarından dolayı  Pakous'a buradan teşekkür ederim. 


Moissanite isimli mineral daha önce belirttiğim gibi doğada nadir bulunuyor. Mücevher yapımının yanı sıra kurşun geçirmez yelekler, LED ışıklandırma sistemleri, nükleer yakıt üretimi  ve otomotiv sanayiinde kullanılıyor.

GÜNÜN SÖZÜ ...

Ana başa taç imiş 

Her derde ilaç imiş 

Bir evlat pir olsa da 

Anaya muhtaç imiş.



Yüreği anne kalbiyle çarpan herkesin günü kutlu olsun !

foto.Wardom.com

07 Mayıs 2011

05 Mayıs 2011

BİR DÖNEMİN EVCİL TAŞ ÇILGINLIĞI ...

Yaşanmış ilginç bir hikaye ile  gene karşınızdayım arkadaşlar.

Yıl  1975...
Amerikalı reklamcı Gary Dahl bir gece arkadaşlarıyla evde oturmuş sohbet ederken konu evcil hayvanlara geliyor.Dahl  kedi, köpek, kuş  vb. hayvanları  beslemenin zahmetli ve masraflı bir iş olduğunu söylüyor.Ardından söz gelişi “taş” beslemenin kolaylıklarından bahsediyor.Arkadaşları bu “müthiş” fikir karşısında epey gülüyor…

Gary Dahl  sonraki haftalar çalışmalara koyulup önce evcil taş eğitimini anlatan bir kılavuz hazırlıyor. 36 sayfalık kitap iki hafta da tamamlanıyor …

Daha sonra bir yapı markete giden Dahl en pahalı taşı satın alıyor.Gri renkli ve oval  yapıda seçilen bu taşı önce karton bir kutuya koyuyor.Tıpkı kedi-köpeklerin taşındığı kafes çantalar gibi çevresine delikler açıyor,içine saman koyup  üzerine taşı yerleştiriyor.Eğitim kataloğuyla birlikte projesini satışa hazır hale getiriyor…




1975 yılının Ağustos ayında iki hediye mağazası ile anlaşıyor.Evcil taş ile ilgili Newsweek dergisinde yarım sayfalık bir yazı yayınlanınca olanlar oluyor.Satışlarda patlama yaşanıyor.Günde on bin satış rakamını gören mağazalar ,en  güzel  çakıl yarışmaları düzenliyor,taşlara nasıl daha iyi bakılacağı konusunda dergiler çıkartıyor, ölen taşları ücretsiz gömüyor…

Bu çılgınlık yaklaşık bir sene böyle devam ediyor…

Satış rakamları bir  milyonu geçiyor geçmesine de yavaş yavaş trend düşüyor.Evcil taş projesiyle   Gary Dahl  3 milyon dolarlık servet ediniyor….




 foto .kynk.

BLOGLAMAYA NASIL BAŞLADIM ? (mim)

Blog dünyasının bana kazandırdığı nadide dostlardan  HobiCoffee, bloglamaya nasıl başladığımı sormuş.Aslında daha önce  anlatmıştım bana göre çokta ilginç olmuştu.O dönemde nette geçirdiğim zaman kısıtlıydı.Fakülte yıllarından çok sevdiğim oda arkadaşımı aramış,bir türlü bulamamıştım...


Müthiş bir tesadüf  neticesinde karşılaşmamız, bir süre onu bloğundan takip etmem, mailler telefonlar derken  2007 yılında ilk bloğumu açmış oldum.Paylaşımlarım hamilelik ve annelik üzerineydi ve  ben sıkıntılı bir dönemden geçiyordum."Neden başka bir blog daha açmıyorsun? Eminim kendini anlatmak daha iyi gelicektir." deyince bu blogda açılmış oldu.Gerçekten de yazmak iyi geldi, ilgimi çeken  şeyleri paylaşmak geçici olsada sıkıntılarımı unutturdu, bir çok yeni arkadaş edindim.


babe


Bir aksilik çıkmazsa, herhangi bir yasak ya da engel gelmezse yazmaya devam etmeyi düşünüyorum çünkü burada çok eğleniyorum,yeni şeyler öğreniyor yeni dostluklar ediniyorum...


Şayet anlatmak isterlerse bende Sevgili Özii'nin,  Mit'in ve GeCe'nin nasıl başladığını merak ediyorum.

04 Mayıs 2011

TESTİ ...




Dolu bir testi idim ben,

Baş aşağı ettiniz beni;

Eh, boşalıverdim derken…

İyi mi ettiniz yani?

Sevgiler vardı içimde

Ezgiler vardı, iyilikler…

Boşaltıverdiniz, hem de

Düşürüp kırmaktan beter.

Hoş, yine bir testiyim ben,

Yine varım ama bomboş…


Ahmet Muhip Dıranas

SEN MİSİN AYARLARI DEĞİŞTİRİP,BLOGLARA GİREN ? AL SANA İNTERNETİ YASAKLIYORUM...

Sen !! boşu boşuna yeni blog açma,

Sen!! boşu boşuna yeni yazı yazma hazırlığı yapma,

Sen!! boşu boşuna uğraşma işte

İkinci dalga geliyor, yasa çıktı.

Filitrelerden geçersen amenna...

Yoksa  22 Ağustos'a  kadar

"Sen Yana Ben Cama,

İkimizin Resmini Çıkarsınlar Yan Yana....
Haber  Detay....


* Üzülmeyelim,22 Ağustos'tan sonra klavyelerimizi saksı niyetine kullanabiliriz...

03 Mayıs 2011

“DUR ŞU KÖPEKBALIĞI İLE BİR HATIRA FOTOĞRAFI ÇEKTİREYİM” OLAYI …

Dev boyutlarda köpekbalığı yakalanır da balıkçıya getirilip sergilenmek üzere kuyruğundan asılır ya, sonra insanlar gelip "olmazsa olmaz" balığın ağzına kafasını sokup hatıra fotoğrafı çektirirler.
Bu harekete hep gülerim.

Dün akşam National,Geographic’i seyrediyorum adamlar epey uğraştı yakalamak için, tekneye çıkartıp önce numaralandırdılar  sonra nazikçe bıraktılar okyanusa “aman türleri azalmasın bunlar araştırma için bize hep lazım” diyerek...

Düşündüm.Bizde olsaydı bu kadar zorlukla yakalanmışken akıbeti nasıl olurdu? :))

ŞAPKA ...

foto.Robert W. Kelley

02 Mayıs 2011

BENİM İNANDIĞIM DİN BÖYLE DEĞİLDİ ...

Öldürmenin her türlüsü kötü elbet, ancak müslümanlık din savaşı adı altında  herşeyden habersiz masum insanları öldürmeyi emretmiyordu...


Bu fikri savunan kişiler yüzünden benim dinim yanlış anlaşıldı.O dönemde yaşananlar,bir kaç saat içinde 3000'den fazla kişinin ölmesi hafızalardan silinmedi.Bin Ladin yüzünden bir çok kişinin psikolojisi bozuldu, bir çok kişi müslümanım demekten utandı...


Oysa benim dinim hoşgörü diniydi,bu nedenle tüm insanlığa gönderilmişti...

GÜNE DAİR ...

Jude Law


"Hırs gelir göz kararır, hırs gider yüz kızarır."
Atasözü


*Haftanız güzel geçsin...

RÜYA GÖRDÜM "BİR ANKARA POLİSİYESİ" TADINDA ...

Bir süredir uyku problemi yaşıyorum.Gerçi bu bende dönem dönem oluyor...
Sabah mesaim olmasına karşın saat 4'e doğru anca uyuyabildim.
Uykudan önce ses olsun diye açık kalan tv'den Behzat Ç.'nin tekrarını dinledim ama ne dinleyiş...


Sonrası çok fena bir kaç saatlik uykuda kaçtım,yakaladım,kovaladım yorgun argın işe geldim...


foto.

01 Mayıs 2011

1960'lardan Orjinal Kayıt, Enrico Macias - L'Oriental

Müziğin ritmine kendimi öyle kaptırmışım ki, Fransızca bilmemenin önemi yok...
Albüm 24 parçadan oluşuyor,kayıtlar 1960'lı yıllara ait olmasına rağmen  günümüz teknolojisiyle  temiz bir hale getirilmiş. Kesinlikle tavsiye ediyorum...

Oyunculuk yönüyle tanıdığım Ayla Algan'ın albümü ise birbirinden ilginç şarkılarla dolu...

30 Nisan 2011

GÜNÜN SÖZÜ...


"İnsanlarla yüzyüze konuşarak her sorunu halledebilirsin;

ama bazı insanlar gelir önüne hangi yüzüne konuşacağını bilemezsin." P.Neruda.

foto.

29 Nisan 2011

FOTOĞRAFTAKİ HIRSIZ ...

Amerikan Kongre Binası önünde hatıra fotoğrafı çektirmek isteyen  Myers  ailesi, çekim öncesi hemen yakına bıraktıkları çantalarından birinin eksik olduğunu fark eder.

Babanın aklına az çekilen fotoğraflar gelir.Arka planda kimlerin olduğuna bakan baba gözlerine inanamaz.Fotoğraf tam da hırsızın çantayı aldığı anı göstermektedir…

Hemen binada görevli polislere durumu anlatır.Eşgali belli olan hırsız, telsiz anaonslarıyla çok kısa bir süre içinde yakalanır.Çanta aileye teslim edilir… :))




28 Nisan 2011

KASIRGA İSİMLERİ NEYE GÖRE VERİLİYOR ?


Dünya  Meteroloji  Örgütü  1953 yılından itibaren kasırgalara isim vermeye başladı.

Önceleri Amerikan Ulusal Hava Durumu Servisi tarafından kasırgalara kadın isimleri verildi ancak feminist çevrelerin şikayeti ve baskısı üzerine bundan vazgeçildi.

 Örgüt 1979 yılından itibaren alfabetik sıraya göre dizilmiş adlardan oluşan altı listeyi rotasyon sistemiyle altı yılda bir değiştirerek kullanmaya başladı. 

İçlerinden en unutulmayanları yine kadın adlarıydı.Katrina, Victoria , Isabel, Rita, Silvia, Wilma ...

27 Nisan 2011

KENDİNDEN YAPIŞKANLI NOT KAĞIDI “ POST IT ” NASIL İCAT OLDU?

Amerikalı Art Fry 1970 ‘li yıllarda kırtasiye firması 3M’de çalışan boş vakitlerinde ise aktif koro faaliyetleri sürdüren biridir…


Müzik çalışmaları sırasında en çok istediği şey nota kağıtlarından kayıp düşmeyecek aynı zamanda kağıtlara zarar vermeyecek ayıraçlar bulmaktır…


Spencer Silver ise Art Fry’ın aynı şirkette çalışan bir arkadaşıdır.


Silver 1968 yılında yüzeylere yapışan,çıkarıldıktan sonrada leke bırakmayan üstelik yeniden yapıştırılabilen bir yapıştırıcı üzerinde çalışmış ancak istediği verimi alamamıştır…



O dönemde sorununa çözüm arayan Art Fry’ın aklına arkadaşının geliştirdiği bu yapıştırıcıdan kağıtlara az miktarda sürerek kullanmak gelir.Sonuç başarılı olur.Kağıtlar hiç iz bırakmadan çıkar üstelik tekrar tekrar yapıştırılır.


Şirketinin pazarlama departmanıyla görüşse de buluşu gereksiz ve kısa ömürlü bulunur…
Tanıtımını kendisi yapmaya karar veren Fry ,bir gün patronuna gönderdiği dosya üzerine bu kağıtlardan yapıştırır üzerine de notlar düşer.


Sadece ayıraç değil not da yazılabilen özelliğini gören patronlar, 1980 yılında ürüne post-it adını vererek üretime başlarlar.


Kendinden yapışkanlı bu kağıtlar “Fortune “dergisi tarafından 20. Yüzyılın en önemli buluşlarından biri olarak değerlendirilir…

RENKLERİN MUHTEŞEM DANSI ...



SÖZÜN ÖZÜ ...

Takdiri zaten Allah yapacaktır ama adamı her gördüğümde içimden şu sözleri söylemeden geçemiyorum...


"Adam Hacımı Olur Varmakla Mekkeye Eşşek Evliyamı Olur Taş Çekmekle Tekkeye" 
Atasözü

meke-konya

25 Nisan 2011

E-DEVLET ŞİFREMİ ALDIM ...

SGK işlemleri için eski sisteme giriş yapamayınca, e-devlet şifresini almak şart oldu.Sadece SGK işlemleri için değil elbet artık internet üzerinden yapılan bütün işlemler için bu şifre gerekliymiş. 


Şahsen başvuruyla, merkez Ptt şubelerinden  1TL. karşılığında sizde şifrenizi alabilirsiniz yalnız şifrenin kaybolması durumunda tekrar şifre almak isterseniz 10 TL. ödüyorsunuz.


Sisteme ilk girişte kullanılan bu şifreyi kendi şifrenizle değiştiriyorsunuz.Daha detaylı bilgi ve yönlendirmeyi alacağınız zarfın içinde bulabileceksiniz.

24 Nisan 2011

TOMURCUK DERDİNDE OLMAYAN AĞAÇ ODUNDUR * …

Bu topluma ne oldu ? ya da birisi dokularıyla mı oynadı bilmiyorum.Hani adettendir cenaze evine yardımcı olunur,elden gelirse katkıda bulunulup destek olunur…



Bir otobüs veya dolmuşla gidilecek mezarlık mesafesi için sırf cebimden 2 lira eksilmesin diye acılı yakınlarına telefon açıp “biz cenazeye gelmek istiyoruz ama mümkünse bize otobüs tutarmısınız?” demek bence insanlığa sığmıyor…


Dün cenazeyi defnettik…


Aile sanki düğün hazırlığı yapar gibi otobüsü tuttu amma velakin bu fikri ortaya atıp işi organize eden Osman Efendi cenazeye gelmedi...

AMCA

* söz, Necip Fazıl   

23 Nisan 2011

23 NİSAN'DA BU BLOG ÇOCUKLARIN ...

Bu etkinlikten Sevgili arkadaşım HobiCoffee sayesinde haberim oldu ancak haberleşme trafiği nedeniyle biraz geciktik,lütfen kusurumuza bakmayın...


UNICEF işbirliği ile ben bugün bloğumu Tohum Otizm Vakfı Özel Eğitim Okulu öğrencilerinden Göktuğ' a bırakıyorum...

Konuyla ilgili destek veren herkese teşekkür ediyorum.

goktug

veee devamında bir de küçük sürprizz. :))


23 Nisan PEPEE from Soner ALTINCiT on Vimeo.

BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN...

23 NİSAN

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun.

22 Nisan 2011

GÜNE DAİR ...

Bir arkadaşım kanser hastası tedavisi devam ediyor.Eşi kendisiyle ilgilenmediği için de annesinin yanında kalıyor.
Bir yandan da içi huzursuz, evine telefon açıyor.
 "ancak şu gün dönebilirim, ilaçlar,kontroller vs.bitmedi "diyor.
Eşi de cevap veriyor."İstersen hiç dönme !!"

Eeeee ne de olsa yemek,ütü bulaşık,çamaşır adama kalmış.Kadın hastalanmış bir suç işlemiş.

Neysee lafı uzatmayım.Sabah bir telefon geldi hayat bu yaa adam dün gece beyin kanamasından hakkın rahmetine kavuşmuş...

nature-wallpaper

Sevgiyle yoğurulmamışsa yüreğin, tekkede, manastırda eremezsin...

Bir kez gerçekten sevdinmi bu dünyada, cennetin,cehennemin üstündesin... Ömer Hayyam

21 Nisan 2011

PENGUENLERE KAZAK …

Bu minik kazaklar  2000 yılında Phillip Island’da yaşanan petrol sızıntısından sonra soyları tehlikeye giren  penguenler için örüldü.

Petrole bulanan penguenler vücutlarındaki petrol tabakasını temizlemek için gagalarını kullandılar.Ham petrolün zehirli etkisinin yanı sıra doğal yağ dengeleri bozuldu, tüyleri döküldü…

Bunun üzerine adadaki kurtarma görevlileri penguenler için farklı renklerde küçük yün kazaklar örmeye başladı.Bu haber internette hızla yayılınca dünyanın her yerinden insanlar küçük kazaklar örüp Phillip adasına gönderdi…

Bu yöntemle pek çok penguenin hayatı kurtuldu.


20 Nisan 2011

UĞUR BÖCEKLERİ NEDEN UĞURLU KABUL EDİLİR ?

Uğur böceklerinin  uğuruna inanan tek toplum değilmişiz meğer.İlginçtir, Orta Avrupa’da eline uğur böceği konan kızın evleneceği, Kuzey Avrupa’da ki bazı ülkelerde ise üzerine uğur böceği konan kişinin  dileklerinin gerçekleştireceği inancı aynı bizde ki gibiymiş…

uğur böceği

Böceğin uğuruyla ilgili şöyle bir rivayet var.Zamanın birinde bahçeleri zararlı böcekler istila etmiş.İnsanlar çaresizlik içinde zararlılarla nasıl mücadele edeceğini bilemezken uğur böcekleri ortaya çıkıvermiş.Bitkilere musallat olan ne kadar zararlı varsa hepsini yiyerek yok etmişler.İnsanlık o günden sonra bu böceği uğurlu kabul etmiş…

Uğur böceklerinin birçok tarım ürününe zarar veren yaprakbitlerini yiyerek beslendiği ve yaşamları boyunca yaklaşık 5000 yaprakbiti yediğini söylüyor kaynaklar.

Rivayet doğru olsun olmasın insanlığa bu kadar faydası olan bir böcek zaten uğurlu sayılmaz mı? :))

uğur böcek
foto.    foto.

DEDİLER Kİ “MİMLENDİNİZ” …

Öyle bir denk geldi ki mim konusunu cevaplamak hayli kolay olucak.Şu an ki ruh halimizi anlatan bir melodi ya da bir şiir, söz, veya fotoğraf istenmiş.Konu güzel değil mi?

Mevcut durum 3 fotoyla özetlenecek olursa…


kablolar

Şu an iç dünyam hayli karışık  aslında bir takım konularda karar vermek istiyorum, düşünüyorum  düşünüyorum…


TRT

Bakış açımı değiştirip gelecekte oluşabilecek durumları daha net görmek istiyorum.


dürbün

Ama bir türlü başaramıyorum... :((

~~~~~~~~~~

Katılmak isterlerse;

Asortik Krep
Yavru Kartalın Pençeleri
Kısaca Fd
Ve Asahhara ‘yı mimliyorum.


Bu arada gönderide bulunan Sevgili Mutfağımdaki Yalnızlık’a en içten sevgilerimi yolluyorum….