20 Şubat 2013 Çarşamba

İzledim Beğendim / Beğenmedim ( 6 film )

Arkadaşlarım onca koşuşturmaya rağmen hangi arada? film izlediğimi soruyorlar. :)) 
Öğle tatillerimde Nuray Hanımın dükkanına atıyorum kendimi, içeriye girmemle birlikte farklı bir dünyaya geçiş yapıyor filmler arasında kayboluyorum.Bir nevi terapi gibi arşiv çok geniş bugüne kadar arayıpta bulamadığım film yok gibi...

Mini DVD player kucağımda, gece uykudan önce ve de konudaki gidişata göre seyrediyorum.


Geçen haftanın en beğendiğim filmi 2009 yılı Arjantin yapımı "Gözlerindeki Sır" isimli film oldu.Film aynı zamanda En İyi Yabancı Film Dalında Oscar kazanmış sonradan öğrendim.
Amerikan yapımı filmlerden epey sıkılmış farklı bir alternatif arıyorsanız kaçırmayın derim.

Sorgu müfettişliği görevinden emekliye ayrılmış Benjamin Esposito,görevi esnasında aydınlatılamamış bir tecavüz-cinayet davasıyla ilgili roman yazmaya karar verir.Evraklara ulaşmak için eski iş yerini ve arkadaşlarını ziyaret eden Esposito kapanmış bu dosyayı sonuçlandırmaya kararlıdır.Uzun bir film iki saatten fazla sürüyor.




Yeni sezonda en merak ettiğim filmlerden biriydi 2012 yapımı Pi'nin Yaşamı ( life of Pi)

Müthiş bir görsellikte ve konuda ilerliyor herşey.Alışıla gelmişin dışında farklı bir anlatımı var.
Film gemi kazasından kurtulan Hintli bir genç ve aynı filikayı paylaşmak durumunda kaldığı Bengal kaplanıyla verdiği hayatta kalma mücadelesini anlatıyor aynı zamanda dini inançların sorgulandığı arayış içindeki genç bir adamın umutla kurtuluş serüveni "Pi'nin Yaşamı".

**filmle ilgili daha detaylı bilgi almak isterseniz size Sevgili Gizem'in şu yazını tavsiye edebilirim.


Donmuş Irmak (Frozen River) 2008 yılında festivallerden ödülle ayrılmış bir yapım.İlgiyle izledim. 
Amerika -Kanada sınırında yaşayan, kocaları tarafından mağdur edilmiş, birbirini tanımayan iki kadının yolları kesişir.Hayatlarını devam ettirmek adına sınırdan bir defaya mahsus insan kaçakçılığı işine giren kadınların işler umduğu gibi gitmez.


Hint yapımı filmleri tercih etmiyorum.

Geleneksel danslar ve müzik sıkıyor ancak "My Name is Khan"2010 yılına ait tavsiye üzerine aldığım filmlerden biriydi.

Bir tek sonlara doğru biraz abartıya kaçıldığını düşündüm o kadar.Bunu da farklılık arayanlar için önerebilirim.

Hindistan'da yaşayan müslüman aynı zamanda otistik olan Khan, kardeşinin yanına Amerika'ya gider.Burada görüp aşık olduğu Mandira ile evlenir ve kısa süre sonra 11 Eylül olayı yaşanır.Müslümanların artık Amerika'da yaşamaları zor görünmektedir.



"Not Defteri" yıllarca afişini görüpte izlemediklerimden.
Bu tür filmlerden pek hoşlanmadığım için ilgimi çekmemiş olabilir ama hâlâ izlemediyseniz en iyi 100 aşk filmi arasına giren bu yapımı izleyin derim.


Gelelim haftanın hayal kırıklığına Taken 2.
Bizdeki ismi "Takip İstanbul" diye lanse edilse de afişte bu ismin yer almadığını görüyorsunuz.Aylarca Kültür Bakanlığının izniyle çekiliyor diye tv'lerde gösterdiler gelin görün ki filmde İstanbul'un güzelliklerine dair doğru dürüst kare bulamıyorsunuz.Nerede arka sokak nerede bakımsız çatı, bina varsa çekimler orada yapılmış.Hele ki 2012 yılında Türk Polisi 80'lerden kalma Doğan arabalarla takip yapmıyor mu? orada pess dedim.Birde Liam Neeson gibi usta bir oyuncu bu kadar vasat bir senaryoda oynamayı nasıl kabul etti? onu düşündüm.
Neyse sakın izlemeyin falan demiyeceğim bence izleyin,izleyelim ki değişmeyecek Türk imajımızı hep birlikte görelim.


önceki film önerilerime buradan bakabilirsiniz.

7 yorum:

NEŞELİ VE İNCİLİ GÜNLER dedi ki...

Life Of Pi zaten aklımdaydı.Notebook ve Frozen River'ı da hemen ekledim listeme :)

birdysevda dedi ki...

Farklı önerilerin için teşekkür ederim.
Taken 2 ye gelince....
Ne yazık ki artık o imaj gerçeğin tam kendisi olma yolunda ülkemizde.
Kapalı ve çağın gerisinden gelen bir ülke !

Kısaca Fd dedi ki...

hiçbirini izlemedim. taken ı izlemeyi de düşünmüyorum.. Öneriler için teşekkürler eline sağlık :)

toprak dedi ki...

taken 1 neydi ki 2 ne olsun :))

ben de arjantin filmini indiriyorum şimdi, hafta sonuna 3. filmim oldu, teşekkürler

Aynur (Küçük Hala) dedi ki...

dün akşam "gözlerindeki sır" filmini izledim Ebrucum
oscar kazanmış tamam ama bana sıkıcı geldiğini, ancak sonunu böyle beklemediğimi söylemeliyim
:)

İÇİMDEN GELDİGİ GİBİ~~~ dedi ki...

Aynurcum dün akşam "Gözlerimdeki Sır"ı annemlerde izlediler.Nedense My name is Khan'ı daha çok beğenmişler.Sanırım burada zevkler devreye giriyor. :))Farklı bulduğum için belkide anlatımı hoşuma gitti.Kıymet verip önerimi dikkate almışsın.Öpüyorum seni.

Orhan Akgül dedi ki...

Hint filmlerine ilk önce önyargıyla yaklaşıyordum. Arkadaşımın önerisiyle Aamir Khan'ın "3 idiots" adlı filmini seyrettim. Bu filmde bütün temalar o kadar başarıyla işlenmişti ki kişinin diğer filmlerini de izlemek istedim.
Neyse filmleri izledim ve önceden bana sıkıcı gelen danslar artık eğlenceli gelmeye başladı. Hele müzikleri...
Şu bir gerçek ki Hint sineması Yeşilçam'dan açık ara önde.
Eğlenceli bir yazıydı, başarılar.