05 Mayıs 2011

BLOGLAMAYA NASIL BAŞLADIM ? (mim)

Blog dünyasının bana kazandırdığı nadide dostlardan  HobiCoffee, bloglamaya nasıl başladığımı sormuş.Aslında daha önce  anlatmıştım bana göre çokta ilginç olmuştu.O dönemde nette geçirdiğim zaman kısıtlıydı.Fakülte yıllarından çok sevdiğim oda arkadaşımı aramış,bir türlü bulamamıştım...


Müthiş bir tesadüf  neticesinde karşılaşmamız, bir süre onu bloğundan takip etmem, mailler telefonlar derken  2007 yılında ilk bloğumu açmış oldum.Paylaşımlarım hamilelik ve annelik üzerineydi ve  ben sıkıntılı bir dönemden geçiyordum."Neden başka bir blog daha açmıyorsun? Eminim kendini anlatmak daha iyi gelicektir." deyince bu blogda açılmış oldu.Gerçekten de yazmak iyi geldi, ilgimi çeken  şeyleri paylaşmak geçici olsada sıkıntılarımı unutturdu, bir çok yeni arkadaş edindim.


babe


Bir aksilik çıkmazsa, herhangi bir yasak ya da engel gelmezse yazmaya devam etmeyi düşünüyorum çünkü burada çok eğleniyorum,yeni şeyler öğreniyor yeni dostluklar ediniyorum...


Şayet anlatmak isterlerse bende Sevgili Özii'nin,  Mit'in ve GeCe'nin nasıl başladığını merak ediyorum.

04 Mayıs 2011

TESTİ ...




Dolu bir testi idim ben,

Baş aşağı ettiniz beni;

Eh, boşalıverdim derken…

İyi mi ettiniz yani?

Sevgiler vardı içimde

Ezgiler vardı, iyilikler…

Boşaltıverdiniz, hem de

Düşürüp kırmaktan beter.

Hoş, yine bir testiyim ben,

Yine varım ama bomboş…


Ahmet Muhip Dıranas

SEN MİSİN AYARLARI DEĞİŞTİRİP,BLOGLARA GİREN ? AL SANA İNTERNETİ YASAKLIYORUM...

Sen !! boşu boşuna yeni blog açma,

Sen!! boşu boşuna yeni yazı yazma hazırlığı yapma,

Sen!! boşu boşuna uğraşma işte

İkinci dalga geliyor, yasa çıktı.

Filitrelerden geçersen amenna...

Yoksa  22 Ağustos'a  kadar

"Sen Yana Ben Cama,

İkimizin Resmini Çıkarsınlar Yan Yana....
Haber  Detay....


* Üzülmeyelim,22 Ağustos'tan sonra klavyelerimizi saksı niyetine kullanabiliriz...

03 Mayıs 2011

“DUR ŞU KÖPEKBALIĞI İLE BİR HATIRA FOTOĞRAFI ÇEKTİREYİM” OLAYI …

Dev boyutlarda köpekbalığı yakalanır da balıkçıya getirilip sergilenmek üzere kuyruğundan asılır ya, sonra insanlar gelip "olmazsa olmaz" balığın ağzına kafasını sokup hatıra fotoğrafı çektirirler.
Bu harekete hep gülerim.

Dün akşam National,Geographic’i seyrediyorum adamlar epey uğraştı yakalamak için, tekneye çıkartıp önce numaralandırdılar  sonra nazikçe bıraktılar okyanusa “aman türleri azalmasın bunlar araştırma için bize hep lazım” diyerek...

Düşündüm.Bizde olsaydı bu kadar zorlukla yakalanmışken akıbeti nasıl olurdu? :))