12 Nisan 2010

DÜNYANIN EN BÜYÜK LASTİK ÖRDEĞİ…

Florentijn Hofman’ın değişik bir tarzı var...
Çalışmalarını müzede ya da bir sanat galerisinde sergilemeyi düşünmemiş...

Daha çok insana ulaşma isteğiyle halka açık alanları tercih etmiş..
Alan sıkıntısı yaşamadığı için devasa büyüklükteki bu Lastik Ördeği farklı ülkelerde rahatça sergilemiş...
Diğer eserleri arasında en çok bunu sevdim.Kızım doğmazdan kısa bir süre önce boy,boy almıştım.Banyo sırasında onu oyalarken çok işe yaradı. :))
Hofman’ın dediği gibi “Lastik Ördek, her yaşa uygun sevimli ve samimi bir oyuncak”...
Photobucket

Photobucket


Photobucket


TRT ÇOCUK KOROSU İLE GEÇMİŞE YOLCULUK...

Tek kanallı dönemde TRT çocuk korosu her Pazar saat 10.00 gibi başlardı... :)) İlkokulu yeni bitirmiş olmalıyım,bu görüntüleri hatırlıyorum.

11 Nisan 2010

KOLA SAVAŞLARI VEEE KAZANAN...

Pepsin asidik mide özsuyunda bulunan et, yumurta gibi proteinli yiyeceklerin parçalanmasını sağlayan, mide salgısının en önemli enzimi…

Dünya kola liderlerinden Pepsi, adını sindirime yardımcı olan işte bu
“pepsin” enziminden “esinlenerek” almış ve 1893 yılında satışına başlamış…

O yıllardaki tanıtımda da sindirime yardımcı olan içecek sloganı kullanılmış.

Entresan değil mi?

Coca Cola ile başlayan rekabetten doğan fark yaratma duygusu…
Bana göre satış tekniklerinde hedeflenen “tüketici bilinçaltı”na verilebilecek güzel örneklerden biri…

Günümüzde bu tür içeceklerin tüketiciye etkilerinin araştırılması ya da hangisinin daha iyi olduğunun tartışılması şöyle dursun, burada gözden kaçan ve önemli olan bu markaların aslında aynı amaca hizmet etmesi, sonuçta da tek bir ülke ekonomisinin bundan kazançlı çıkması…

foto. pepsin. pepsi.

06 Nisan 2010

KAYITLARA GEÇEN İLK ESTETİK AMELİYAT…

Deniz Subayı Walter Yeo,Birinci Dünya Savaşındaki bir deniz harbinde ağır yaralanır…
Öyle ki ailesi bile yüzünde oluşan deformasyon sebebiyle onu tanımakta güçlük çeker…
İleri derece şekil bozukluğunun yanı sıra yemek yiyemiyen,konuşamayan ve gözkapaklarını kullanma yetisini kaybettiği için iyi göremeyen Walter Yeo,1917 yılında bakım için İngiltere’deki Queen Mary Hastanesine gönderilir…



Aynı hastanede benzer durumdaki askerlerin tedavisi için yapılan klinik bu arada tamamlanır ve Dr.Harold Gillies şefliğinde açılır...
Tedavisine bu serviste devam eden Yeo’ya Dr.Harold Gillies o güne kadar denenmiş bir teknikle deri naklinde bulunur...
Bir kaç operasyon daha geçiren Walter yeni bir yüze kavuşur...
Gözkapaklarını kullanır,yemek yemeye başlar ve tekrar sosyal yaşantısına geri döner...


İlerleyen zaman içinde kontrollere ara veren Walter Yeo’dan bir daha haber alınmaz...



Hala daha Walter Yeo’ya ne olduğunu,ameliyat sonrası neler yaptığını merak edenler var...
Fotoğraf Sanatçısı Paddy Hartley’de bu kişilerden biri…

Hartley uzun yıllar Walter Yeo’nun akrabalarını bulmaya çalışmış,internet üzerinden duyurular yapmış…
Yeo’nun son olarak 1938'de Plymouth'taki Royal Naval Hastanesi'e gittiği bilgisine ulaşmış…

Yeo’nun yakınlarını aramaya devam eden sanatçı, birkaç yıl önce savaştaki askerlere ait kişisel eşya ve fotoğraf sergisi açmış,tabii Walter Yeo’nun resimlerini eklemeyi unutmamış…




kynk. foto.1 2. 3.

BİL Kİ...

Photobucket
Bil ki…
Domuzların önüne elmaslar serilmez…
Mücevherden ancak sarraflar anlar başkası bilmez…
Ne fark eder ki kör insan için elmas da bir cam da, sana bakan kör ise kendini camdan sanma…


Mevlâna Celâleddin-i Rûmî

SİTE ÖNERİSİ…

Sitedeki fotoğraf ve bilgi yükleme işlemi halen devam etmekte…
Tamamlandığında 2500 kronolojik fotoğraf,

1500 pul, 50 video, anı ,anekdot ve akademik yazılarla bugüne kadar yapılmamış büyüklükte bir Atatürk portalına sahip olunacak…
İncelemeye ve şimdiden kaydetmeye değer…


http://www.isteataturk.com

03 Nisan 2010

TAHTA KAŞIKLARI BULAŞIK MAKİNASINDA YIKAYANLARDANIM...

Teflonlarımız çizilmesin diye kullandığımız tahta kaşıkları bulaşık makinasına koymamamız gerektiğini öğrendim bugün.Sadece o da değil,soğuk servis amaçlı kullanılan plastik maşa,çatal,kepçe vs.onlarda…
Benckiser firmasının vermiş olduğu bir seminere katıldım.”Su tüketimi ve Enerji Tasarrufu” ile ilgiliydi.

Tahta kaşıkların bulaşık makinası deterjanını emdiği ve bu şekilde kuruduğu anlatılınca şaşırdım.Plastik olanlarınsa birkaç yıkamadan sonra üzerindeki koruyucu parlak tabakanın aşındığı ve alttaki kansorejen içerikli malzemenin ortaya çıktığı anlatıldı…


foto.