19 Kasım 2008 Çarşamba

BİLGİSAYARIN BAŞINDA...

bilgisayar baÅ?ında
Dokuz yıl önce internetle yeni tanıştığımda mail hesabı nasıl açılır bilmediğimden ,kardeşimin bir arkadaşına rica etmiş yahoo hesabı almıştım…Sonra iş hayatına atıldım derken o ara bir MSN furyası başladı.Her gelen sorar - msn hesabın varmı ??? daha sonra bu sormalar şekil değiştirip
-msn’nin açıksa dosyayı oraya atayıma dönünce ,--artık gerekli alalım neymiş bir görelim dedim Arkadaşlar bir bir eklendi.. Bu arada çok istemesemde buradaki mail kutusuda dolmaya başladı..Netle biraz daha haşır neşir olmaya başlayınca site üyelikleri,şifreler,onay yazıları için bir tane daha mail adresi alındı.Aslında başa ne geleceği bilinmez tedbir içindi her şey…

Aradan biraz daha zaman geçti sırf meraktan hem tanıdıklarıma , hemde tek tük de olsa sinir olduğum kişilere bakarım düşüncesiyle bir facebook hesabı açtım…Bir süre sonra baktımki fakülteden sınıfın yarısı gelmiş “amannnn atın ölümü arpadan olsun” ama şimdiki soyadımı kimse bilmiyor beni hatırlamazlar diye bekarlık soyadımla üye oldum tabii yeni bir mail hesabı ile :))) Arkadaşlar akın akın geliyor özlemişiz birbirimizi, eski günleri fenada olmadı hani…

Sonra bir yıl daha geçti bu sefer bir blog fırtınasıdır gidiyor -- sende aç,anı kalır vs…açalım dur bakalım nasıl bişeymiş? Gene temkinliyiz ya aldım bir mail hesabı daha açtım bloğu yazdım yazdım sağduyu dediki –bu bloğu kızın için yazıyorsun,kendin içinde bir tane aç yaz günlük gibi…Ehhh o da olsun al bir mail hesabı daha işte bu blog karşınızda…

Şimdi bilgisayar başına geç blog hesabını aç,arkasından maillere bak,zaman varsa bebek ağlamazsa yazılarını güncelleyen arkadaşları oku,beğendiklerine yorum yaz bu arada msn’yi aç ama çevrimdışı olmayı unutma yoksa arkadaşlara cevap veremezsen ayıp olur..574 tane açılmamış iletiyi tıkla şöyle bir göz at,Arkasından diğer bloğa git şöyle bir bakın çık…dokuz senelik yahoo hesabına uğramamak olmaz…Bu ara facebook’ta bizim ekip çok hareketli onlara yetişmeye çalış…
Olamazzz oynatmaya az kaldı,ben çocuklu bir bayanım yapmam gereken bir sürü iş var..Farkında olmadan adım adım düşürdü beni ağına bu internet.

Haftasonu gazetenin biri msn’si açık olmayan ve internete giremeyen çocukların mutsuz ve huzursuz olduğunu yazmıştı.Anlattım işte tüm olanları bir yetişkin olarak bu işe nasıl dahil oldum.Kafamda şifreler,butonlar,hesap adları,sayfa düzenleri vss..

Onun için “bugünün küçüğü,yarının büyüğü” olacaklar daha akılcı davransınlar,temkinli olsunlar,seçici davranıp her şeye atlamasınlar sonra benim gibi işin cılkını çıkartmasınlar…
Demekki neymiş “internette her zaman vitamin “ yokmuş..
1

13 yorum:

n@zo dedi ki...

Ben de düşünüyorum bazen. Deli gibi dolaşıyorum internette. Burada rahatım. Çocuk yok, azıcık eşya, misafir yok, iş yok. Türkiye'de düzenli bir yaşama geçince ve çalışmaya başlayınca ne yapacağım acaba? Ayrıca asosyal bir yaşama sürüklüyor internet. Neyse ki bloglar sayesinde iletişim kuruyoruz insanlarla :)

ferulago dedi ki...

Tamamen katılıyorum. Ayrıca bilgisayar başında iş yaparken outlook'tan mail geldi uyarısı gelince işi gücü bırakıp maile bakma isteği;sonra yapılan işe tekrar konsantre olmaya çalışma; internetten 1-2 gün uzak kalınca huzursuzluk hissi; cep telefonundan mail kontrol etmeye çalışma. Tam bir hastalık bu.Artık kararında bırakma aşamasını da geçtik galiba :(

Haydins dedi ki...

Ben nasil bulastigimi hatirlamiyorum biel..Internet hayatimiza girdi ve cikmak bilmiyor ama bence cikmasinda canim.En ufak bir yemek tarifini bile buluyor bana super is goruyor..Bir de utuye fian yardimci olsa..

SMİLENA dedi ki...

galiba hepimizin durumu aynı.çıkamaz olduk işin içinden...

Tanya's dedi ki...

Hem iyi hem kötü..dünya parmaklarının ucunda ama cocuklar için hmm tü kaka..nasıl denge kurulacak bilmiyorum ama.

funda dedi ki...

yok yok internetsiz iki gün "gün" değildi bana o derece...

özii dedi ki...

Sorma yaa , ayne dertten bende yakınıyorum. Bu tarz şeylere bakmaktan , bilgisayarı açtığımda ilk 45 dk iptal durumdayım . Bunlarla mesgulken msn de açmıyorum çünkü cevaplayamıyorum. İŞler bitince açık kalıyor ya da daha çok müzik dinlerken vs..

Ne kadar engellesekte bunlar önüne geçilemeyecek şeyler yoksa bende takılı kalıyorum .Hiç bişey yapamıyorum :))

Flame dedi ki...

Aynen katılıyorum. ben kendi adıma evde internetten uzak durmaya çalışıyorum. Çok boşsam birkaç yazı yazıp kaçıyorum ama gün içinde takip edecek bloglar biriktikçe iş iyice zorlaşıyor. Ben msn'i haftada 1 falan açıyorum. G mail olmazsa olmaz ama. Blogumla aramdaki bağı sağlıyor. Facebook'a direndim epey ama geçenlerde üye oldum. İlkokul arkadaşımdan daha ilk gün yazı geldi. Sen ..... musun diye! Ne diyeyim bindik bir alamete gidiyozzz kıyamete :))))

ELÇİN dedi ki...

bazen kendimi kaybediyorum ve gözlerimin bozulmaya başladığını anlıyorum.çünkü belli bir saatten sonra görmede bulanıklaşma başlıyor ...

ama bloğsuzda olmuyor :)

Sagır Kedi dedi ki...

Hmm aslında sana hak vermiyor değilim.İçimiz dışımız internet olmuş.Ben ise işitme kayıplı biri olarak maalesef bu teknolojik nimetlerden şikayetçi olamıyorum ayrıca düzeni kurmuş durumdayım.Evli ve çocuklu değilim,çalışıyorum. ailemi,hayvanlarımı,arkadaşlarımı ihmal etmiyorum.

Hiçkimse dedi ki...

Bende internet macerama her ilkgençlik çağını yaşayan, hormonsal açıdan düzensiz erkek gibi erotik sitelerden başladım, zamanla msn,blog, e-mail gibi yeni açılımlara girdim, çok faydalı oldu.

Ama yine de 56kblik ilk bağlantımda açtığım ilk sayfa Garanti Bankası'nın sayfasıydı..

lemanice dedi ki...

allahtan ben kendime dur deyyom bazen.bilgisayar başında çok oturursam gerçek hayatı kaçıracağım bliyorum.BEN HAYATIDA HAYATIN GERÇEKLERİNİDE SEVİYORUM.bu konuda sana sonsuz katılıyorum diğer bütün yazılarına aynen katıldığım gibi.sevgilerle.leman.

HobiCafe dedi ki...

Üzülerek söylüyorum ki benim de senden bir farkım yok..Kendimizi fena kaptırdık.