9 Şubat 2014 Pazar

İzledim Beğendim / Beğenmedim ( 7 film )

Yılbaşından birkaç gün önce yılların emektarı mini DVD player'a "güle güle" demek zorunda kaldım. :(

Onunla sayısız film izleyince belki tamir olur düşüncesiyle götürdüm ama ne yaptıysam çalışmadı.

Aynı zamanda terapi amaçlı kullandığım içinde hemen yeni modellerin fiyatlarına bakmaya başladım.

240 TL'den başlayan rakamları görünce biraz fiyat araştırması yapmak için bekledim tabii bu arada film izleyemedim.

Ve nihayet geçen hafta bu minik elime geçti.Ekranı eskisinden biraz daha büyük  9 inç, kumandası, USB girişi ve hafıza kartlı, çantası ve kulaklığı ile yine istediğim yerde film izleme keyfine devam ediyorum. ♥♥



Açılışı uzun süredir dublajlı halini beklediğim 2013 yapımı Yerçekimi (Gravity) ile yaptım.
Adamlar gene iki kişi ile film çekip Oscara aday olmuş.
Çok daha iyilerini izlediğim için muhteşem diyemeyeceğim.Uzay gemileri hasar gören iki astronotun hayatta kalma mücadelesi anlatılıyor.
Görsel olarak iyiydi ancak beklediğim kadar heyecan yaratmadı bende.
Sandra Bullock ve George Clooney'in oyunculukları adına izlenebilir.



Tavsiye üzerine aldığım 2013 yapımı Kaptan Phillips izlerken büyük keyif aldım.Gerçek hayat hikayesinden esinlenerek sinemaya uyarlanmış.Olay 2009'da yaşanmış.
Gemisi korsanlar tarafından işgal edilen kaptanın mürettebatını ve kendini koruma çabasını anlatıyor.

Imdb puanı "Yerçekimi" filmine göre biraz daha düşük vermiş ama bence çok daha iyiydi.İzlemeyenlere tavsiye olunur.



Gene 2013 yapımıyla devam ediyorum.
Kaçış Planı / Escape Plan Sylvester Stallone ve Arnold Schwarzenegger'in son filmi.
İzlerken "amannn ne kadar yaşlanmışlar" diyorsunuz 66. yaşlarını dolduran aktörlerin emeklilikleri çoktan gelmiş.
Bu anlamda çokta inandırıcı olamıyorlar.

Konusu itibariyle farklı bir film aslında.
Dünyanın en iyi güvenlik uzmanlarından biri olan Ray Breslin'in kendi inşa ettiği hapishaneyi kontrol etmek ve kaçışa uygun olup olmadığını görmek için suçlu olarak hapishaneye yerleştirilir.Aslında bu kendisine kurulmuş bir tuzaktır..

Son bölümdeki abartıyı saymazsak fena değil derim.İzlenebilir...



Buradan sonrası komik.Nasıl tutturduğumu inanın bilmiyorum.
Aynı gün sadece oyunculara bakarak aldığım iki filmde Amerika başkanlık sarayının işgalini anlatıyordu.Son dönemde belli ki iyice paranoya yapmışlar.
foto.

Beyaz Saray Düştü ve Olympus Has Fallen ikisi de bol aksiyon içerikli tempolu filmler arka arkaya da izlediğim için kıyaslamam kolay oldu.
Jamie Fox/ Beyaz Saray Düştü ile daha çok izlenesi bence.




Ve gelelim bu sefer ki vakit kaybı filmlere.2013 yapımı Transkonusu itibariyle ilgimi çekmişti hatta film boyunca her an birşey olabilir ümidiyle izledim ancak umduğum gibi olmadı.

Hafıza kaybına uğrayan müze görevlisi ve müzeden çalınan milyon dolarlık tablonun yerini bulma çabaları.



Tavsiye üzerine,"hımmm biraz da tarz değiştireyim" diyerek aldığım filmlerden 2011 ABD- Endonezya ortak yapımı Baskın

Almaz olaydım.Aksiyon adına neredeyse dakikada iki kişinin kafası - gözü gitti vee ben artık bu kadar kan görmeye dayanamayıp filmi hızlı sarma moduna geçtim.

Elbet bu türünde çok tutkunları vardır ancak bayanlara göre olmadığı kaanatindeyim.

Uyuşturucu tüccarının yaşadığı apartmanı ele geçirmeye çalışan bir özel timin yok oluş hikayesi diyeyim.Feciydi ayy aklıma geldikçe...


Umarım tavsiyelerim işe yarar arkadaşlar, sizde sinemanın büyülü etkisiyle hoş birkaç saat geçirirsiniz.

Sevgiyle kalın




Önceki film önerilerime bakmak isterseniz burada.

Diğer sosyal ağlardan beni takip için;

2 yorum:

Handan dedi ki...

Filmlerdeki kafa kol kopma , kan revan sahneleri kim neden beğenir hiç anlamıyorum...

Gamze Esra Ersöz dedi ki...

Paylaşım için teşekkürler...