Üniversiteler yakın bir zamanda eğitime başlayacak.
Liseden yeni mezun olmuş, sınavı kazanmış gençlerle sohbet ediyoruz. Ortam nasıldır? Nasıl davranmak gerekir derken, yıllar öncesi yaşanan üniversitedeki ilk gün şokumu onlarla paylaştım.
Yıl 1993,Eylül ayı okulun ilk günü...
Müthiş bir heyecanla sınıfa girdik. Kimse kimseyi tanımıyor.
Ufaktan bakışmalar, merhabalaşmalar,
Neyse herkes hocayı beklerken beyaz önlüklü yaşça büyük bir kişi sınıfa girdi. Oldukça sert bir üslupla dersi anlatmaya başladı. Kendisini tanıtmadı, öğrencileri selamlamadı.
Sadece “Dersleri yıl sonuna kadar birlikte işleyeceğiz. Şöyle yapmalısınız, bu kurallara uymalısınız, derse geç kalanı dersime almam” falan derken, arka sıralarda kendi arasında konuşan iki kişiyi gördü ve sinirlendi hemen yanına çağırdı. Arkadaşlarımıza sınıfın huzurunda hakaret etmeye başladı.Hatta birinin yakasından tuttu hırpaladı falan biz tabi şoktayız. Nasıl yani, neler oluyor anlamaya çalışıyoruz.İçimizden de "eyvahhh !! lisedeki disiplin, hocaların baskısı burada da devam mı edecek? Bize böyle anlatılmamıştı" diye düşünürken içeriye asıl hoca girdi.
Beyaz önlüklü hoca sandığımız kişi birden saygı ile hocayı selamlayarak, önlüğü üstünden çıkardı, afacan ve komik bir tavırla "hocam buyurun, yeni gelen arkadaşlarımıza hoş geldin niyetiyle bir şaka yaptık" dedi.
Meğerse okulu uzatan üç-dört öğrencinin her sene yeni gelenlere yaptığı geleneksel bir şakaymış yaşadığımız...
