8 Ocak 2009 Perşembe

MEKTUP...



22 Nisan 1923 ‘de yazılmış mektubu okuyorum..Bir gelinin kayınvalidesine hitaben hal hatır sorduğu,kendilerininde iyi olduğunu anlatan cümlelerle dolu.Aslında sıradan bir mektup sayılabilir ama yazan kişi bakımından kitaplara geçecek kadar önemli…Mektubun tamamını yazmıyacağım tabiki fakat öyle bir cümle var ki esas onda saklı…
Sadece ilk paragraf :

Sevgili Hanımanneciğim,
Salimen Pazar gecesi saat 21’de Lozan’a vasıl olduk.Polisler dizilmiş,otomobil bekliyordu.Paşa ve ben arabaya bindik.On dakika sonra Lozan Palas’a geldik.Her taraf elektriklerle süslenmiş adeta donanma gibi.Otelden içeri girdik,asansöre binip ikinci kata çıktık.Burada üç oda bizim.Biri yatakodası,biri Paşa’ya çalışma salonu,biri de misafir kabul yeri.Lozan’ın en mükemmel oteliymiş.Bir odanın geceliği on lira imiş.Demek ki üç oda bir gecede otuz lira ediyor.Kirayı hükümet verecekmiş.Biz yalnız yemek parasını vereceğiz.Lozan’a yaklaşınca trene gazeteciler gelmeye başladı.Paşa’yı da düşünce aldı.”Çetin iş nasıl olacak? Herkes zevk-ü sefasında! Bizim gibi milletin yükünü almamış” diyor.
Ve mektup böyle devam ediyor…
Mevhibe İnönü’nün kayınvalidesine yazdığı bu satırları okurken –Vayyy beee dedim.Türkiye Cumhuriyet’inin ikinci kurucu adamı şu an yaşadığımız vatan toprağının sınırlarını belirlemek üzere gittiği Lozan'da yemek parasını cebinden ödemiş…Bugünkü alınan harcırahları düşününce hayretler içinde kaldım…


mektup kynk:başkent üniv.yayınları
bknz.Lozan Antlaşması

4 yorum:

GeCe dedi ki...

biliyordum demek istemiyorum ama bunu da okuyup unuttuğumu şimdi okuyunca anladım büyük insanlar her anlamda büyükler

funda dedi ki...

Ay ay ay hele bizim teşkilatta alınan verilen harcırahların haybeye giden paraların haddi hesabı yok :(

özii dedi ki...

Bunu okuyupda ders alması gereken kişiler nerde? Gözüne sokacaksın bunu ama anlayana...Sustum :))

Aklımdakiler... dedi ki...

Aynı Paşa değilmidir ki zaten, Kurtuluş savaşında açlıktan güçsüz düşen askerlerine örnek olmak için çamurlu suda ıslattığı postallarını kemiren... (Bu olay da kurtuluş savaşı gazisi, ismet paşanın silah arkadaşı ve celal bayar a türk ordusundan önce yunanistan başbakanına selam verdi diye posta koyan, taburunu tören alanına geç bırakarak ayak direyen, bu nedenle de şahsen cemal bayar tarafından zorunlu emekliye ayrılan dedemden duyduğum bir durumdur..)