29 Aralık 2008 Pazartesi

BAZEN DOSTLUKLAR HAYAT BİLE KURTARIR...

Babaannem sağ olmasına rağmen babamı anneannesi (Müveddet )büyütmüş…
İzmir Eşrefpaşa’da  Kurtuluş Savaşı hikayelerinin  anlatıldığı diğer yandan 10 Kasım’larda Ata’nın ruhuna mevlütlerin okunduğu evlerden oluşan bir mahallede büyütmüş torununu.Bu onun hikayesi…
Müveddet 1894 Limni doğumlu. Katip bir babanın en büyük kızı .1911 yılında Limni Yunanlılara devredilince ada Türkler tarafından boşaltılıyor ailece Foça üzerinden İzmir’e geliyorlar.Yeni bir hayatın başlangıcı ilk etapta kolay olmuyor anne Fitnat çocuklar Müveddet(17),Ahmet(12) ,Şükriye(3) ve baba Ahmet Efendi vilayette memur olarak işe başlıyor…
Mayıs 1919 ‘da  İzmir’i de isteyen Yunanlı burayı da işgal ediyor.Herkes üzgün, korku içinde sadece kadınların ve çocukların kaldığı erkeklerinse cepheye gittiği bir şehir…
Günlerden bir gün Müveddet Konak meydanında kontrol sırasında Limni’de aynı mahallede koşup ,oyun oynadığı çocukluk arkadaşı “Kosta” ile karşılaşıyor.Genç subay arkadaşı Müveddet’i görünce bir hayli sevinsede bunu etrafa belli etmemeye çalışıyor.O günden sonra belli zamanlarda görüşmeye başlıyorlar.Bu arada Yunan baskısı o kadar artmış ki halk eski padişahlık yönetimini resmen özlüyor…

Kosta her karşılaşmalarında
–Bu gece arama olucak…
--Bugün falanca yere gitmeyin !!!
--O gün evden dışarı çıkmayın !!!… şeklinde uyarılarda bulunuyor..
İzmir’in işgali süresince (1919-1922) yani üç sene boyunca Kosta çocukluk arkadaşının aleyhine gelişebilecek durumları önceden haber veriyor böylece tecavüz,eziyet ve baskılardan arkadaşını , dolayısıyle ailesini koruyor.Bu arada kulaktan kulağa cepheden Atatürk’ün Samsun’dan başlattığı ilk kurtuluş hareketlerinin haberleri geliyor.9 Eylül 1922 tarihine kadar devam eden işgal Yunanlıların kaçmasıyla son buluyor tabii birçok kişiyide katlederek gidiyorlar …Müveddet bir daha Kosta’yı göremiyor ama hayatı boyunca onun yardımlarınıda unutmuyor …

* Ailenin en küçüğü Şükriye Teyze 92 yaşında öldü.Adnan Menderes hükümeti zamanında çıkarılan kanuna göre Osmanlı döneminde memur kişilere verilen emeklilik hakkıyla 2000 yılına kadar babasının hizmetlerinden dolayı maaşını almaya devam etti…


Hikayenin sahibi Müveddet.(foto'nun izinsiz kullanılmamasını rica ederim.)

1

10 yorum:

mesut demir dedi ki...

güzel hikaye,

hiçbirzaman yunanlılarla olan sorunların halklar bazında oldugunu düşünemedim. bana hep siyasi geliyor bunlar...

bu hıkayenın devam nitelikli olmasını yeglerim.

saygılar..

GeCe dedi ki...

tüylerim diken diken oldu, savaşlar zaten insanlar arasında değil siyasiler arasında. İnsanlar malesef buna alet ediliyor. Hiç kimse bişey demese her milletten insan birarada yaşar pekala. Tabi burada Atamızı kınamıyorum onun yaptığı içine düştüğümüz durumdan bizi kurtarmaktı hakkını ödeyemeyiz

mesut demir dedi ki...

anaa :O benım dedıgımden oyle bir anlam mı cıkıyor yani siyasiler derken atamızı kastetmedım tabiki o ayrı bır durum!

gece oyle dıyınce ıfadeyı eksık kullandıgımı hıssettım hemen girip duzelteyım dedım...:)

ayrıca sitendeki ilk teşekkür şimdi dikkatimi çekti çok anlamlı ve hoş olmuş..

içimden geldiği gibi ~~~ dedi ki...

sevgili gece,aynı düşünceleri paylaşmamız ne güzel..bende bunu babam anlattığında çoketkilenmiştim.
mesut kardeşim yazıya gösterdiğin ilgi için teşekkürler...bu bloğun açıldığı gün ilk yaptığım işti o bölümü eklemek...yani yazılardan önce o bölüm vardı..:)))

funda dedi ki...

çok nefis bir yazı nefis bir anlatım tarzı komple nefis olmuş :)
ellerine kalemine sağlık...

şirinem dedi ki...

Kim savaşı sevebilir ki ? ama bazen elde etmek istediğmiz özellikle özgürlüğümüz ve hür yaşamaksa tabiki bunun savaşınıda vermesini biliriz büyük Atamıza sevgimiz ve saygımız sonsuz o savaşlar olmasaydı şimdi nerde olurduk kimbilebilir yazınız çok güzel beğenerek okudum başarılar

Bilun ŞEN dedi ki...

Ne kadar anlamlı bir hikaye.. Fotoğraf o kadar uzaklara götürdü ki beni.. Çok teşekkür ederiz paylaştığın için..

Sevgilerimle..

Ebruli dedi ki...

Bazen gecmise isinlanmayi istiyorum. Ozellikle de Osmanli imparatorlugu doneminde; "Lale Devri Donemi'ne"...

Sade dedi ki...

harkülade!

bacım dedi ki...

canım okurken gözlerim doldu .halklar arasında problem zaten yok ,siyasiler den kaynaklanıyor.bu arada atatürküm için asla söylemiyorum. o ogünlerde yapması gerekeni yaptı yapılmasaydı bu gün nerede olurduk acaba? bu günü kastettim filistindeki olanlar mesela